Mobil Uygulamalarda Kullanıcı Beklentileri

Kullanıcıların mobil uygulamalara verdiği tepkiler, estetik, kullanılabilirlik ve marka bağlılığı gibi pek çok faktöre bağlı olarak değişebilir. EffectiveUI’nin son yaptğı araştırma marka bağlılığının, kullanılabilirliğin önüne geçip geçemediği üzerineydi. Sonucun çok da şaşırtıcı olduğu söylenemez: “Geçemez.”

Kristina Bjoran‘ın araştırmayı kaleme aldığı UXBooth, EffectiveUI yöneticileri ile son araştırma bulguları hakkında bir beyin fırtınasına katıldı. Çalışma basitti, eğer kullanıcılar bir markayı gerçekten seviyorlarsa, kötü tasarımı görmezden gelecek kadar kör oluyorlar mıydı?

Çalışmaya göre cevap “Hayır”. Kullanıcıların büyük bir çoğunluğu iyi bir dizaynı, marka bağlılığına tercih ettiler.

Bulgu ve Uyarılar

Bulgular şunu açıkca ortaya koyuyor; kullanıcılar nasıl kullanacaklarını çözemedikleri uygulamaları tabii olarak kullanmıyorlar da.  Ancak verilerin altında daha önemli bir nokta da var.  Marka gücü ve itibarı, gereksiz, kullanışsız, sorunlu mobil uygulamalarla rahatlıkla zedelenebilmektedir. Bu nedenle markalar, direkt olarak geliştirme sürecine atlamadan önce, ciddi şekilde ne yapacakları konusunda bir yol haritası çıkarmalıdırlar.

Soru : Çalışma mobil uygulama kullanıcılarının, şirketler için “hem kullanıcılarını hem de marka değerlerini yitirdikleri”ne dair düşünceler beslediklerini ortaya koydu. Bu düşünce sadece mobil uygulamalara mı özel, yoksa web uygulamaları / ara yüzleri için de geçerli mi?

Cevap: Bu duygu sadece mobil kullanıcılarına özel olmasa da, çalışma mobil sahanın bir marka deneyimi için kritik olduğunu işaret ediyor. Mobil uygulama kullanıcılarının %73′ü, bir şirketin mobil uygulamasının, web sitesinden daha kolay bir kullanıma sahip olması gerektiğini düşünüyor.

Resme tıklayarak büyük halini görebilirsiniz.

Soru : Uygulamalardaki bariz başarısızlığın nedeni, sırf bir mobil uygulamaya sahip olma baskısı olabilir mi? Başka bir deyişle kullanıcı tatminsizliğinin nedeni, uygulamanın gereksiz olması olarak görülebilir mi?

Cevap: Nedenlerden biri de bu tabi ki. Ek olarak, geliştiricilerin mobil uygulamalar tasarlarlarken akıllarında tutmaları gereken bir kaç madde sıralanabilir;

  • Kullanıcı yavaş açıldığını ya da çalıştığını düşündüğü uygulamaya tolerans tanımaz.
    • Hız, web sitesi hızına göre çok daha önemlidir.
    • Kullanıcılar bu uygulamaları çoğunlukla çok kısıtlı vakit aralarında kullanmaya çalışıyorlar, bu nedenle hız faktörü olağanüstü derecede önemli.
  • Basitlik, fonksiyonellik ve organizasyon anahtar özelliklerdir.
  • Mobil uygulamalar çizgisel bir tasarıma sahip olmalı, çoklu yollar ve öneriler sunan web sitelerinden farklı olmalıdırlar.
  • Mobil uygulama kullanıcıları, bir özelliğe ulaşmak isterken, fazla sayıda seçenek ve dikkat bozucu özellik arasında boğulmak istemezler.

Resme tıklayarak büyük halini görebilirsiniz.

Soru: Kullanıcılar mobil bir uygulamayı kendi deneyimleri ya da tavsiye üzerine kullanırlar. Uygulamaların %66′sı görüş ya da tavsiye üzerine indiriliyor. Ve iyi bir kullanıcı deneyimi sunan uygulamaların %57′si başkalarına tavsiye ediliyor. Bu rakamlar neden önemli? Çalışma tavsiye ile indirme yapmayan yüksek sayıdaki kullanıcılar için nasıl geçerli olabilir?

Cevap: Güzel bir soru… Belki de bir sonraki araştırmamızın konusu bu olur. Kendi görüşüme göre bir uygulamanın indirilmesinde puanlamanın ne kadar önemli olduğuna baktığımız zaman çok daha yüksek rakamlar görebiliriz. Bence puanlama basitçe, tanımadığınız birinden gelen bir tavsiye olarak görülebilir.

Resme tıklayarak büyük halini görebilirsiniz.

Pew Research Center’ın bir araştırmasına göre, yetişkinlerin %35′i uygulamaları olan mobil cihazlara sahipler ama bunların yalnızca üçte ikisi bu uygulamaları kullanıyor. Bu uygulamaların vaat ettikleri değer ve faydayı sağlamadığı ya da kötü bir kullanılabilirlik ve kullanıcı deneyimine sahip oldukları için kullanılmadıklarını varsayabiliriz.

Resme tıklayarak büyük halini görebilirsiniz.

Sonuç

Kullanıcılar markası ne olursa olsun kullanışsız mobil uygulamalarla zaman kaybetmek istemiyorlar. Tavsiyeler uygulamaların kullanıcılar arasındaki uyarlamalarında oldukça etkili bir pozisyona sahiptir. Bu nedenle ne kadar büyük bir marka olursanız olun, kötü bir tasarıma sahipseniz, kötü bir geri bildirim alırsınız.

Expedia – Fazladan Bir Giriş Alanı Nasıl 12 Milyon$’a Mal Olur?

Online seyahat şirketi Expedia, data analizinin milyon dolarları kurataracak kadar önemli getirileri olduğunu geçtiğimiz günlerde keşfetti. Şirketin analiz ve optimizasyon müdürü Joe Megibow, SAS analizi yardımıyla yaptıkları ufak bir değişikliğin,  bir gecede satışları nasıl patlattığını Las Vegas’taki “SAS Premier Business Leadership Series” konferansında anlattı.

Expedia analistleri çok sayıda kullanıcının “Şimdi Satın Al” butonuna tıkladıktan sonra işlemlerini tamamlamadan siteden ayrıldıklarını görünce, arayüzde bir takım değişikliklere gitmeye karar verdiler. Megibow durumu şöyle anlatıyor ” Sitede doğru şehri ve oteli bulan, bütün fatura ve seyahat bilgilerini girip “Şimdi Satın Al” butonuna tıklayan kullanıcılardan söz ediyoruz”.

Analistler bu başarısız işlemler arasındaki ortak noktayı bulmak için bilgileri incelemeye ve ilişkilendirmeye çalıştılar. Sonuçta ortaya çıkan cevap oldukça basitti; “Sitede “İsim” alanının hemen altında isteğe bağlı olarak doldurulan bir “Şirket” alanı vardı” diyor Megibow. “Bu bazı kullanıcıların kafasını karıştırmış ve “Şirket” alanına bankalarının ismini yazmışlar”. Kullanıcılar bankalarının adını girdikten sonra da, ev adreslerini girmeleri gereken alana bankalarının adresini yazmışlar. “Kredi kartının adres doğrulama adımına gelince, hata oluşuyordu çünkü adres kart sahibinin adresi değildi” diye devam ediyor Megibow.

“Bunun farkına vardıktan sonra “Şirket” alanını sildik ve bir gecede değişmeye başlayan sonuçlar, yılda 12 milyon$’lık bir kar ortaya çıkardı, sadece bir alanı silerek. Kullanıcı analizi kullanarak ve müşterilerimize dikkat ederek, bunun gibi 50-60 sorun daha bulduk.”

Megibow’a göre söz konusu gerçekten kullanışlı veriler olduğunda, analistler, geliştiricilere yeni servisler ortaya çıkarmada yardım etmeye hazır olmalılar ve iş süreçlerini değiştirmeliler.

Satır Uzunluğu ve Okuma

Mary Dyson satır uzuluğu ile kullanıcıların ekrandan okuması üzerine yaptığı çalışmayı ‘How Physical Text Layout Affects Reading from Screen’ makalesinde paylaşmış.

Çalışmaya göre kullanıcılar bir satırda 100 ve üzeri karakterin olduğu yazıları daha hızlı okumalarına rağmen bir satırda daha az karakterin (45 ile 72 arası) olduğu yazıları okumayı daha çok sevmekteler.

Ayrıca yazının tek sütun olması yine kullanıcıların hızlı okumalarını sağlarken, kullanıcılar yazıları birden fazla sütunda görmek istemekteler.

Çalışmada kullanıcıların daha fazla sütuna bölünmüş yazıları daha hızlı okuduklarını düşündüğü ama çalışma sonucu ortaya çıkan verilerin bununla tam zıt olduğu belirtilmekte. Bu sonuç kullanıcıların sevdikleri biçimin her açıdan diğerinden daha iyi olduğunu düşündükleri gerçeğini de doğruluyor.

Not: Resim whatmakesthemclick.net‘den alınmıştır.

Göz İzleme ile Banner Etkinliğinin Ölçülmesi

İsveç’li araştırma şirketi MarketWatch banner performanslarını göz izleme cihazı ile ölçerek banner boyutlarının ve tipinin banner’ların görülme oranına olan etkisini ortaya çıkarmaya çalışmış.

Banner_calismasi

Çalışmada İsveç’te bulunan 4 telekom operatörünün (Telia, Telenor, Tele2 ve Hi3G) websitesinde  bulunan banner’ların etkinliği 28 kişinin katılımıyla test edilmiş. Çalışma sonrasında çıkan sonuçlar reklam ajanslarını şaşırtacak cinsten:

  • Daha büyük banner’ların daha fazla görüldüğü düşüncesi tamamiyle yanlış. Bannerlar büyüdükçe görülme oranları azaldığı gibi sitenin yapısını da olumsuz etkiliyor.
  • Banner’ların ön plana çıkması için yapılan efektler varsayıldığının tersine görülme oranını etkilemiyor.Aksine kullanıcılar websitesinde hareket eden bölümleri yok saymaktalar. Bu tasarımda banner körlüğü adı verilen durum olarak adlandırılıyor.
  • Hareket eden banner’lar etmeyen banner’lardan daha az görünüyor.
  • Hareket etmeyen banner’lara sahip websiteleri kullanıcılarda markanın daha profosyonel ve güvenilir olduğuna dair bir izlenim uyandırıyor. Hareketli banner’lar için bir kullanıcı ‘Sürekli bana birşeyler satmaya çalışan satıcılar’ gibi yorumunu yapıyor.

Kaynak: http://www.tobii.com/…+_OnlineMarketingMarketwatch_210.aspx

Userspots 2009 yılından itibaren kullanıcı deneyimi ve kullanılabilirlik alanlarında faaliyet göstermektedir.Userspots’un sunduğu servislerle daha kullanıcı dostu yazılımlar, mobil uygulamalar, web siteleri kısacası arayüzler yaratabilirsiniz.

Kendi projeleriniz kapsamında yapacağınız kullanılabilirlik çalışmalarınızda faydalanmanız için blogumuzu takip edebilir, göz izleme için hazırladığımız e-kitabı okuyabilir, persona taslağını indirebilirsiniz.

Kullanılabilirlik testi veri tabanına üye olun, düzenlediğimiz testlere katılın, para ve hediye kazanın!

Üye Olun