

Seomoz tarafından yapılan araştırma ile formlarda CAPTCHA kullanımının formu tamamlama oranına olan etkisi ortaya çıkarılmış. Yaklaşık 50 site ile yapılan bu çalışmada ilk 3 ay sitelerin formlarında CAPTCHA kullanılmazken son 3 ay formlara CAPTCHA bölümü eklenmiş. Sadece e-posta adresi, kullanıcı adı gibi bilgilerin istendiği bu formların bu 6 ayda form tamamlama, spam ve CAPTCHA’yı yanlış girip başarısız olma istatistikleri tutulmuş.
İlk 3 ayda form tamamlama ve spam istatistikleri şu şekilde. Maviler tamamlanan formu, kırmızılarda spamleri gösteriyor.

2,134 başarılı tamamlama
91 spam
İkinci 3 ayda CAPTCHA açıkken de aşağıdaki grafik oluşmuş. Bu grafikte yeşiller yanlış CAPTCHA girişi yüzünden tamamlanamayan form sayısını belirtiyor.

2,156 form tamamlama
11 spam
159 başarısız (Yanlış CAPTCHA girilmesi)
İki grafik ve rakamlar CAPTCHA kullanımının spam sayısını %88 azaltırken (91′den 11′e iniyor) 159 tane başarısız girişim sonucu formu deneyenlerin %7.3′ünü kayıp ettiğini gösteriyor.
İlk durumda spam oranı %4.1 iken CAPTCHA’nın açık olduğu durumda spam sayısı ile formu yanlış doldurma sayısının bireşiminin oranı %7.3 çıkıyor. Bir hesaplama ile CAPTCHA’nın açık olmasının formun başarılı olma oranında %3.33′lük bir kayba yol açtığını görebiliyoruz.

Avusturya’dan Klagenfurt Universitesi araştırmacıları, kullanıcılara öneri sistemleri ile önerilen ürünlerin ilk sırada gösterilmesinin satın almaya olan etkisini belirlemeye çalışmışlar. Çalışmada ürün olarak seçilen çadır ve kameraların 14 özelliğini çıkarıp 72 öğrenciye hangilerinin en önemli olduğunu sorarak, çadır ve kamera alırken kullanıcıların önem verdiği noktalar çıkarılmış.
650 kişi ile yapılan ikinci testte ise kullanıcılara özellikleri farklı şekilde dağıtılan 6 tip çadır veya 6 tip kamera’dan rasgele seçilen 4′ü önerilmiş, kullanıcılardan bu ürünleri puanlamasını ve içlerinden birisini seçmesi istenmiş.
Çalışma sonucunda katılımcıların yatay olarak ilk sırada bulunan çadırı ve kamerayı diğerlerine göre 2.5 kat daha fazla seçtikleri ortaya çıkmış. Aşağıdaki grafikte siyah sütunlar ilk sırada bulunan ve seçilen ürünleri, beyaz sütunlarda diğer 3 sırada bulunup seçilen ürünlerin sayısını gösteriyor.


Dr. Ameeda Jadav’ın Art Institute of Atalanta’da verdiği Advanced Interface Design (İleri Arayüz Tasarımı) dersinde öğrencileri arayüz tasarımı konusunda kullanıcıların tercihlerini anlamak için 10 soruluk anket düzenlemiş. Anket sorularında iki arayüz örneği gösterilip kullanıcılardan biri seçmesi bekleniyor. 31 Aralık 2007′ye kadar 36787 kişini katıldığı anketin soruları ve sonuçları şu şekilde:
1. Hangi sayfa daha rahat görülebilir?

Sonuç : %39-%61
2. Hangi metin bloğu daha rahat okunabilir?

%46-%54
3.Linklerin sağda mı veya solda mı olmasını tercih edersiniz?

%76-%24
4. Hangi linkleri seçersiniz?

%72-%28
5. Hangi arama kutusu daha rahat görünüyor?

%23- %77
6. Hangisinin ‘Submit (Gönder)’ butonu olmasını beklersiniz?

%48- %52
7. Hangi tasarım şirketin, firmanın veya organizasyonun daha güvenilir olduğu hissi uyandırıyor?

%74 – %26
8. Formda doldurmanız gereken alanları belirtmesi için hangi yolu tercih edersiniz?

%51 – %49
9. Bu balonu kapatmak için hangi yolu tercih edersiniz?

%5 – %95
10. Çıktı alma ikonu olarak hangisini tercih edersiniz?
%24 – % 76
Anketin detaylı analizine http://www.interface-research.com/findings.html adresinden ulaşabilirsiniz.

Bildiğimiz üzere arayüzün iyi tasarlanması daha çok kullanıcının siteye çekilmesine olanak verir. Yani sitenin başarısı kullandığı arayüzün başarısıyla doğru orantılıdır. http://www.websiteoptimization.com/speed/tweak/design-factors/ adresinde bulunan “insan- bilgisayar etkileşimi” (HCI) araştırmasına göre kullanıcılar için arayüz tasarımındaki en önemli unsur ‘hız’. Bu araştırmanın önceki araştırmalardan farkı ise, arayüz tasarım unsurlarını arayüzün başarısına etki etmeleri bakımından sıraya koyması. Araştırmanın yola çıktığı iki soru bulunuyor. Hem kullanıcıların amaçlarına hizmet ederek onların siteden maksimum düzeyde faydalanmasını sağlayacak, hem de siteyi daha kullanışlı hale getirecek belli bir arayüz tasarım unsuru, kriteri var mıdır? Eğer bu amaçlara ulaşmamızı sağlayacak belli bir unsur varsa, diğer unsurlara, kriterlere kıyasla ne kadar önemlidir?
Çalışma web tabanlı hizmetlere olan talebi beş farklı kriter üzerinden ele almakta. Bu kriterlerin listesi şu şekilde:
1. Özelleştirme (customization) : Arayüzün kullanıcıların tercihlerine ayak uydurmaya uygun olması.
2. Kişiselleştirme özelliği (adaptive behaviour) : Arayüzün kullanıcının davranışlarını takip ederek ona göre bu davranışlara dönüş vermesi.
3. Asgari hafıza yükü (minimal memory load) : Arayüzün karışık olmayıp, kolay anlaşılır, yeterli şekilde detaylandırılmış, kolay çözüm sunan ögelerden oluşması.
4. İçerik yoğunluğu (content density) : İçerikle ilgili unsurların arayüzde görülme yoğunluğu.
5. Hız (speed) :Sitenin yüklenme hızı.
Araştırma arayüzdeki bu kriterlerin kullanıcılar üzerine etkisini sıraya koymayı amaçlamakta. Bu 5 farklı değişken farklı miktarlarda kullanılarak 32 farklı arayüz oluşturulop bu 32 arayüz içerisinde kullanılan arayüz değişkenleri, kriterleri ve bunların yüzdeleri belirleniyor. Daha sonra bu 32 farklı arayüz tasarımı 8’e indiriliyor. Bu 8 farklı arayüz tasarımı bu değişkenleri önem sırasına koymak için farklı değişkenlerden değişik miktarlarda kullanılarak oluşturulmuş. 150 katılımcının yer aldığı bu araştırmada, hız %55’lik bir yüzdeyle arayüz tasarımındaki en önemli özellik olarak belirlenmiş. Bunu %17.8’le asgari hafıza yükü, %13.5’le kişiselleştirme özelliği, %10.8 ile içerik yoğunluğu ve %3 ile özelleştirme izliyor. Yani, bu araştırmaya göre ikinci sırayı alan değişken olan asgari hafıza yükü bile hıza kıyasla 3 kat daha önemsiz.

Sonuçlardan yola çıkarak kullanıcılar girdikleri sitede tercih ettikleri arayüz değişkenlerine ve miktarlarına göre 3 gruba (segmente) ayrılmıştır. Bunlardan birincisi hızlı arayüz seven kullanıcılardır. Hızlı yüklenen, asgari hafıza yükü içeren, yani kolay anlaşılır karışık olmayan bir arayüz sunan siteleri tercih ederler. Bu tip kullanıcılar için arayüzün kullanıcı davranışlarını takip edip bu davranışlara dönüş vermesi yani kişiselleştirme özelliği de önemlidir. Yüksek içerik yoğunluğu, zor yüklenen sayfalar görmek istemezler, özelleştirme ögelerinin daha düşük olduğu siteleri tercih ederler. İkinci grup ise kişiselleştirme özelliği olan arayüzleri tercih eden kullanıcı tipidir. Kullanıcılardan gelen davranışlara karşılık veren kendini ona göre adapte eden arayüzleri severler. Yüksek hızlı arayüzleri, özelleştirme değişkeni fazla olan ve içerik yoğunluğu fazla olan arayüzleri tercih ederler. Son tip kullanıcı ise basit arayüzlerden hoşlanan kullanıcılardan oluşur. İçerik yoğunluğunun düşük olmasını isterler, yükleme hızının fazla olmasıni 1. grup kadar isterler. Hafıza yükünün fazla olmasını ister, özelleştirme değişkeninin ve Kişiselleştirme özelliğinin az olmasını isterler.
Araştırmayı genel anlamda değerlendirdiğimizde ise kullanıcıların hızlı yüklenen, temiz derli toplu bir arayüz istediklerini çıkarabiliriz. Çünkü internetteki hız artarken sitelerin yoğunlukları ve ayrıntıları da o kadar çok arttı ki, kullanıcıların internetlerinin yükleme hızı artsada bu artış, bu arayı kapatamıyor. Aynen 5 sene öncesi gibi kullanıcılar yine yüklenme süresinin uzun olması probleminden müzdarip, tek fark ise 5 sene önce olduğu gibi internetin yavaş olması değil, kullanıcı bir siteye tıkladığında yüklenecek çok fazla içerik olmasından.
Kaynak:http://www.websiteoptimization.com/speed/tweak/design-factors/

A List Apart’ta yayınlanan ‘Inline Validation in Web Forms‘ adlı makalenin konusu olan çalışmada form alanlarını, kullanıcılar daha doldururken kontrol edip hata mesajlarını gösteren yöntem ile ‘Gönder’ butonuna ‘ bastıktan sonra kontrol edip hata mesajlarını gösteren yöntem arasındaki farklar ortaya çıkarılmış.
Kullanıcıların giriş yaptığı anda kontrol eden yöntem diğerine göre;
başarı oranını %22 artırmış,
hata sayısını %22 azaltmış,
memnuniyet oranını %31 artırmış,
formu tamamlama süresini %42 azaltmış ve
göz odaklanma sayısını %47 azaltmış.
‘Inline validation’ olarak adlandırılan bu yöntemin her form alanında değil de telefon numarası, kullanıcı adı, mail gibi kullanıcıların hata yapma olasılıklarının fazla olduğu alanlarda uygulanması tavsiye ediliyor.
Makalede diğerinden daha başarılı olduğu ortaya çıkan bu yöntemin üç farklı şekilde uygulanabileceği belirtilmekte. Bu yöntemler kullanıcılar her bir alanı doldurup aşağıdakine geçtiğinde yapılan test, kullanıcı alanı doldururuken yapılan test ve kullanıcı alanın doldurmadan önce ve doldururken yapılan test olarak üçe ayrılıyor. Bu üç yöntem arasında da en başarılısı kullanıcılar her bir alanı doldurup aşağıdakine geçtiğinde yapılan test olmuş. Bu yöntemde kullanıcılar formu 7 saniye daha erken bitirmişler.
Kullanılabilirlik bültenine üye olun, e-postanıza her ay kullanılabilirlik, göz izleme ve tasarım içerikli bir e-posta (örnek bülten) gönderelim.