Kullanıcı Odaklı Tasarım Posteri
Pascal Raabe tarafından hazırlanan kullanıcı odaklı tasarım posteri kullanıcıyı buz dağının sadece üstünde kalan kısmı olarak belirleyip alt tarafta yapılabilecekleri oldukça güzel şekilde göstermekte.
Kullanıcı deneyiminin 5 aşaması olan strateji oluşturmak, ihtiyaç analizi, yapı, bilgi mimarisi ve görsel tasarım’ın yanında bu aşamalarda kullanabileceğimiz anket, kullanılabilirlik testi, hızlı prototipleme gibi teknikleri de posterde görebiliyoruz.

Bebek Yüzü Etkisi
Bebek imgesi insanlarda saflık,yardıma muhtaçlık, dürüstlük ve masumiyet duyguları uyandırıyor. Tasarımda bebek suratı veya bebek suratının hatlarına benzer yuvarlak hatlar kullanmak tasarımın kullanıcılarda yukarıdaki duyguları uyandırmasına neden oluyor.
Jill Butler, Kritina Holden ve William Lidwell yazdıkları Universal Principles of Design kitabında bu etkinin bütün yaş gruplarında, kültürlerde hatta tüm memelilerde görüldüğünü belirtiyor.
Bebek suratının tasarımda kullanılmasının en güzel örneklerinden biri Volkswagen Beetle. Beetle tasarımında eski arabanın bebek suratına benzer şekilde yuvarlak hatlara sahip şekilde tasarlandığı belirtiliyor.

Yapılan göz izlem çalışmaları da kullanıcıların web sitelerinde bebek imgesine kayıtsız kalmadığını gösteriyor. Aşağıda kullanıcıların en fazla odaklandıkları yerin görseldeki bebeğin suratı olduğunu görebiliyoruz. Kullanıcıların tasarımdaki yüzlere odaklandığını Kullanıcılar Yüzlere Bakarlar yazısında bahsetmiştik. Tasarımda kullanılan yüz eğer bir bebeğe aitse odaklanmanın çok daha fazla olduğunu göz izleme çalışmaları sonucunda çıkartabiliyoruz.

Kullanıcıların beyin aktivitelerinin incelendiği bir çalışmada 95 katılımcıya farklı resimler gösterilerek dikkatimizi toplamaya yarayan orbitofrontal cortex bölümündeki aktivite ölçülüyor. Bütün resimlerde bu bölüm aktifken bebek resimlerinde ayrıca beynin duygularla ilgili bölümleri de oldukça aktif olmakta.

İngiltere’de yapılan son araştırmada ise bebek suratının etkisinin hayatımızı da etkileyebileceğini görebiliyoruz. Araştırmacıların deney amaçlı sokağa bıraktıkları yüzlerce cüzdandan geri dönen 240′ı üzerinden yapılan çalışmada içinde çocuk resmi olan cüzdanların %88′inin geri döndüğünü ortaya çıkıyor. Cüzdanı bulan kişilerde yukarıda bahsedilen duyguların uyandığını bu sonuçtan çıkarabiliyoruz. Bu oranı %53 ile içinde köpek resmi olan cüzdanlar izliyor.
Hicks’ Kanunu ve Seçenekler
Hicks Kanununa göre seçenek sayımız arttıkça seçim yapma süremiz de artıyor. T = b * log2(n + 1) olarak ifade edilen kuralda T seçim için toplamda geçen süre iken n seçenek sayısını ifade ediyor. Formülden seçenek sayısı ile süre arasında logoritmik bir ilişki olduğunu görüyoruz.
Bu durumu oldukça iyi açıklayan bir çalışmada 24 ve 6 farklı reçelin olduğu iki stand kullanılıyor.
| Stand 1 | Stand 2 | |
| Reçel Çeşidi | 24 | 6 |
| Ziyaretçi Oranı | %60 | %40 |
| Satış Oranı | %3 | %31 |
Daha fazla seçeneğin olduğu standda müşterilerin %60′ı dururken, duranların sadece %3′ü alışveriş yapıyor. Seçeneğin 6 adet olduğu standda ise müşterilerin %40′ı dururken duranların %31′i reçellerden satın alıyor. Toplama baktığımızda ise 24 seçeneğin olduğu standda %1.8 oranında satış olurken 6 seçeneğin olduğu standda ise %12.1′lik bir satış oranı yakalanıyor.
Bu durumu sitelerde navigasyon için kullandığımız başlık sayısına da uygulamak mümkün. Kafa Karışıklığı, Bilgi Eğrisi‘nde olduğu gibi kullanıcıya seçenek ve fazla bilgi sunduğumuzda onların işini kolaylaştırmadığımız gibi kafalarını daha da karıştırıyoruz.
‘Sıkça Sorulan Sorular’ Bölümü ve Kullanılabilirlik

A List Apart ‘Sıkça Sorulan Sorular (SSS)’ bölümüyle alakalı kullanılabilirlik uzmanlarının kaynaklarını derleyerek önerileri ve yapılması gerekenleri yayınlamış.
Bu makaleye göre tavsiyeler şu şekilde:
- Gerçekten sıkça sorulan soruları ekleyin.
Jacon Nielsen’e göre çoğu firma kullanıcılarının sormalarını istedikleri ve onları satışa yönelteceklerini düşündükleri soruları bu bölüme ekliyor. Nielsen’in 2002 yılının en büyük kullanılabilirlik hatalarından biri olarak gösterdiği bu bölüm gerçekten sıkça sorulan sorular içermeli.
- SSS sayfasına ihtiyacınız olduğuna emin olun.
David Hamill’e göre eğer sitenizin içeriğinin verebileceği cevapları sıkça sorulan sorular bölümüne koyuyorsanız bu içerikle alakalı bir sorununuz olduğunu gösteriyor.
- Önem gösterdiğinizi gösterin.
David Coyne iyi bir yapıya sahip SSS bölümlerinin kullanıcıya önem verdiğinizi gösterdiğini belirtiyor.
- Basit ve kısa tutun.
Bu konuda yazarlar ortak olarak, bu bölümün taranması kolay, kısa tutulmuş, doğru bir formatı takip eden ve gerçekten kullanıcıların sorduğu soruları içeren şekilde düzenlemesi gerektiğini düşünüyorlar.
SSS bölümü oluşturduktan sonra yapılacaklar için de şu tavsiteyeler mevcut:
- Kullanıcılarınızın gerçek sıkça sorulan sorularını takip ve analiz edin.
Kullanıcıların hakkınızda sorduğu soruları takip etmenini bir yolunu bulmalısınız.
- Ürünleriniz ve servisleriniz hakkındaki soruları takip edin.
Kullanıcıların ürünleriniz hakkında sorduğu sorular karar mekanizmaları hakkında daha net bilgi sahibi olmanıza sebep olacaktır.
-Destek hizmetini takip edin
Çağrı merkeziniz varsa bu birimden tekrar eden soruları kayıt etmesini isteyin.
- Siz sorun
SSS bölümünün sonuna bir form ekleyip kullanıcılardan cevabını bulamadığı soruları size göndermesini isteyin.