Sayfaların okunabilir olması içeriğin kullanıcılar tarafından çok daha kolay bir şekilde anlaşılması için (sayfa dilinin anlaşılır olması ile birlikte) gereken ilk şartlardandır.

Sayfa okunabilirliğinin testi kullanılabirlik testlerinin bir parçası olarak kullanıcıların test esnasında yaptığı yorumlardan ve anket sonuçlarından çıkarılabiliyor.

Sayfanın okunabilirliği konusunda kullanıcı ile test etmeden bu konuda daha önce yapılan çalışmalara bakarak da fikir sahibi olabiliyoruz. Alyson L. Hill’in yaptığı bir araştırma farklı yazı stilleri, yazının normal veya italik olması ve değişen arka plan/yazı renklerinin okunabilirliğe olan etkisini ölçmekte.

Araştırmayı anlatmadan önce bu çalışmanın 1997 yılında yapıldığını ve o günden günümüze hem kullanıcı hem de donanım anlamında fazlasıyla değişiklikler olduğunu hatırlatmakta fayda var. Şimdilik bu denli karşılaştırmaların olduğu başka bir çalışma yapılmadığı için bu araştırmayı örnek olarak veriyoruz.

Bu çalışmaya katılan deneklerden farklı yazı stilleri,biçimleri ve arka plan/yazı rengine sahip metinlerin taranması ve bu metinler içinden belirli kelimelerin bulunması isteniyor. Aşağıdaki çalışma sonuçlarının olduğu -okunması biraz zor olan-grafiği görebilirsiniz.

BK/GY (Gri üzeri siyah)
BK/W (Beyaz üzeri siyah)
GN/Y (Sarı üzeri yeşil)
R/GN (yeşil üzeri kırmız)
W/BL (mavi üzeri beyaz)
Y/BL (mavi üzeri sarı)

Grafikte Arial,Times New Roman ve Courier yazı tipi, normal ve italik yazı stili ve yukarıda belirtilen arka plan/yazı rengi kombinasyonları kullanılarak kullanıcıların reaksiyon süreleri bulunmuştur.

Grafiği yorumlamak gerekirse kullanıcıların en hızlı reaksiyonları verdiği metinler sarı arka plan üzerine yeşil ve beyaz arka plan üzerine siyah ile normal stilde yazılanlardır. Buradan bu metinlerin diğerlerine nazaran çok daha okunabilir olduğu sonucu çıkmıştır.

Araştırmanın anlatıldığı sayfa da araştırma sonucunu baz alarak sarı arka plan üzerine yeşil ile yazılmıştır.

Renk körlüğü istatistiklere göre insanların yüzde 5′ine yakınının yaşadığı bir problemdir. Bir diğer deyişle her 20 kullanıcıdan biri arayüzde bulunan bazı renkleri ayırt etmekte zorlanmaktadır.

Öncelikle renk körlüğünün en fazla görülen 3 türünden bahsedelim:

Protanopia – Protanomaly (Kırmızı Yeşil Renk Körlüğü)
Erkeklerin yüzde 1.08′i kadınların da yüzde 0.03′ü bu sorun ile karşı karşıyadır. Normal renkler ile bu rahatsızlığı olan kullanıcıların renk karşılaştırması aşağıdaki gibidir.

Deuteranopia – Deuteranomaly (Kırmızı Yeşil Renk Körlüğü)
Erkeklerin yüzde 6’sı kadınların da yüzde 0.45′i bu sorun ile karşı karşıyadır. Aşağıda renk karşılaştırmasını görebilirsiniz.

Tritanopia- Tritanomaly (Mavi Sarı Renk körlüğü)
Toplam nüfusun yüzde 1′inden daha az bir bölümünde görünen bu rahatsızlıkta aşağıdaki renk karşılaştırmasında görebileceğiniz gibi mavi ve sarı renkler karışır.

Renk Körlüğü Rahatsızlığı Olanlar Sitemizi Nasıl Görürler?

Arayüzün renk körlüğü rahatsızlığı olanlar tarafından nasıl göründüğü görmek için filtreler yaratan yazılımlar bulunmaktadır.

1. Color Oracle

Color Oracle ile ekrandaki herhangi bir bölümü seçip yukarıda bahsedilen türlere göre filtreleme yapabiliyoruz. Ya,
zılımın Windows, Mac ve Linux sürümleri mevcut ve ücretsiz.

2. ColorDoctor

Fujitsu tarafından üretilmiş olan bu yazılım ile Color Oracle gibi filtreler ekleyebileceğimiz gibi sayfanın siyah beyaz görünümü de görebilir ve bu görüntüyü farklı formatlarda (BMP, JPEG, PNG, TIFF, ve GIF) kayıt edebiliriz. Color Oracle’ın aksine sadece Windows üzerinde çalışıyor ve çalışması için Windows .NET Framework 1.1 gerekiyor.

3. Sim Daltonism

Sim Daltonism sadece Mac için üretilmiş bir yazılım olarak Mouse ile gezinilen alanlarda anlık filtreler oluşturabiliyor.

Yazılımların yanı sıra online araçlar ile de yukarıda bahsettiğimiz sonuçları elde edebiliyoruz.

Coblist ile yüklediğimiz resmin renk körlüğü rahatsızlığı olan kullanıclar tarafındand nasıl göründüğüne bakabilirken, Vischeck ve Colorblind Web Page Filter ile de web sayfalarının testini yapabiliyoruz.

Color Vision da herhangi bir rengi seçip o rengin nasıl göründüğünü belirlemeye yarıyor.

A/B testleri ile bir sayfanın farklı versiyonlarının performansını ölçebiliyoruz. Versiyonlar aynı sayfanın farklı tasarımları olabileceği gibi, aynı tasarım içinde sayfa öğelerinin yerlerinin değişmesinden de oluşabilir.

Google’ın Web Sitesi Optimize Edici ürünü farklı versiyonları kullanıcılara göstererek hangi versiyonun tıklama bazlı performansının daha yüksek olduğunu ölçebiliyor. Bu noktada dikkat edilmesi gereken nokta arayüzün testi yapılırken de kullanıma açık olması durumu.

Userspots ile A/B testlerini kullanıcılarla arayüz kullanıma açılmadan önce yapabilirsiniz. En az 6 kişilik gruplara yapılan kullanılabilirlik testi ile arayüzlerin kullanılabilirliği, reklam performans değerleri, reklamların ziyaretçiler tarafından görülme istatistikleri ortaya çıkarılır.

Böylece hangi yerleşimde arayüzde ön plana çıkmasını istediğiniz özelliklerin kullanıcılar tarafından daha iyi algınabildiğini ölçebilirsiniz.

Basitlik üzerine bundan daha iyi bir karşılaştırma olamaz diye düşünüyoruz.

Kaynak:http://stuffthathappens.com/blog/2008/03/05/simplicity/

Steve Krug’un Türkçeye ‘Kullanışlı Web Siteleri Yaratma!’ ismi ile çevrilen  Don’t Make Me Think kitabında tasarımcıların tasarımı nasıl yaptıkları, kullanıcının ise bunu nasıl algıladığına dair çok güzel bir çizim bulunmaktadır.

Aşağıdaki videoda da Serdar Kuzuloğlu’nun Bilişim Teknoloji Zirvesi’nde yaptığı sunumdan küçük bir bölüm bulunmakta. Bu videoda Serdar Kuzuloğlu’nun kullanıcı algısı ve bilgi düzeyi üzerine yaptığı yorumlar oldukça çarpıcı.