Renk körlüğü istatistiklere göre insanların yüzde 5′ine yakınının yaşadığı bir problemdir. Bir diğer deyişle her 20 kullanıcıdan biri arayüzde bulunan bazı renkleri ayırt etmekte zorlanmaktadır.

Öncelikle renk körlüğünün en fazla görülen 3 türünden bahsedelim:

Protanopia – Protanomaly (Kırmızı Yeşil Renk Körlüğü)
Erkeklerin yüzde 1.08′i kadınların da yüzde 0.03′ü bu sorun ile karşı karşıyadır. Normal renkler ile bu rahatsızlığı olan kullanıcıların renk karşılaştırması aşağıdaki gibidir.

Deuteranopia – Deuteranomaly (Kırmızı Yeşil Renk Körlüğü)
Erkeklerin yüzde 6′sı kadınların da yüzde 0.45′i bu sorun ile karşı karşıyadır. Aşağıda renk karşılaştırmasını görebilirsiniz.

Tritanopia- Tritanomaly (Mavi Sarı Renk körlüğü)
Toplam nüfusun yüzde 1′inden daha az bir bölümünde görünen bu rahatsızlıkta aşağıdaki renk karşılaştırmasında görebileceğiniz gibi mavi ve sarı renkler karışır.

Renk Körlüğü Rahatsızlığı Olanlar Sitemizi Nasıl Görürler?

Arayüzün renk körlüğü rahatsızlığı olanlar tarafından nasıl göründüğü görmek için filtreler yaratan yazılımlar bulunmaktadır.

1. Color Oracle

Color Oracle ile ekrandaki herhangi bir bölümü seçip yukarıda bahsedilen türlere göre filtreleme yapabiliyoruz. Ya,
zılımın Windows, Mac ve Linux sürümleri mevcut ve ücretsiz.

2. ColorDoctor

Fujitsu tarafından üretilmiş olan bu yazılım ile Color Oracle gibi filtreler ekleyebileceğimiz gibi sayfanın siyah beyaz görünümü de görebilir ve bu görüntüyü farklı formatlarda (BMP, JPEG, PNG, TIFF, ve GIF) kayıt edebiliriz. Color Oracle’ın aksine sadece Windows üzerinde çalışıyor ve çalışması için Windows .NET Framework 1.1 gerekiyor.

3. Sim Daltonism

Sim Daltonism sadece Mac için üretilmiş bir yazılım olarak Mouse ile gezinilen alanlarda anlık filtreler oluşturabiliyor.

Yazılımların yanı sıra online araçlar ile de yukarıda bahsettiğimiz sonuçları elde edebiliyoruz.

Coblist ile yüklediğimiz resmin renk körlüğü rahatsızlığı olan kullanıclar tarafındand nasıl göründüğüne bakabilirken, Vischeck ve Colorblind Web Page Filter ile de web sayfalarının testini yapabiliyoruz.

Color Vision da herhangi bir rengi seçip o rengin nasıl göründüğünü belirlemeye yarıyor.

A/B testleri ile bir sayfanın farklı versiyonlarının performansını ölçebiliyoruz. Versiyonlar aynı sayfanın farklı tasarımları olabileceği gibi, aynı tasarım içinde sayfa öğelerinin yerlerinin değişmesinden de oluşabilir.

Google’ın Web Sitesi Optimize Edici ürünü farklı versiyonları kullanıcılara göstererek hangi versiyonun tıklama bazlı performansının daha yüksek olduğunu ölçebiliyor. Bu noktada dikkat edilmesi gereken nokta arayüzün testi yapılırken de kullanıma açık olması durumu.

Userspots ile A/B testlerini kullanıcılarla arayüz kullanıma açılmadan önce yapabilirsiniz. En az 6 kişilik gruplara yapılan kullanılabilirlik testi ile arayüzlerin kullanılabilirliği, reklam performans değerleri, reklamların ziyaretçiler tarafından görülme istatistikleri ortaya çıkarılır.

Böylece hangi yerleşimde arayüzde ön plana çıkmasını istediğiniz özelliklerin kullanıcılar tarafından daha iyi algınabildiğini ölçebilirsiniz.

Basitlik üzerine bundan daha iyi bir karşılaştırma olamaz diye düşünüyoruz.

Kaynak:http://stuffthathappens.com/blog/2008/03/05/simplicity/

Steve Krug’un Türkçeye ‘Kullanışlı Web Siteleri Yaratma!’ ismi ile çevrilen  Don’t Make Me Think kitabında tasarımcıların tasarımı nasıl yaptıkları, kullanıcının ise bunu nasıl algıladığına dair çok güzel bir çizim bulunmaktadır.

Aşağıdaki videoda da Serdar Kuzuloğlu’nun Bilişim Teknoloji Zirvesi’nde yaptığı sunumdan küçük bir bölüm bulunmakta. Bu videoda Serdar Kuzuloğlu’nun kullanıcı algısı ve bilgi düzeyi üzerine yaptığı yorumlar oldukça çarpıcı.

Kullanılabilir sistemlerin;
  • Verimliliği artar,
  • Kullanıcı tatmini artar,
  • Satış ve gelirleri artar,
  • Geliştirme zamanı ve maliyeti azalır,
  • Bakım masrafı azalır,
  • Eğitim ve destek masrafları azalır.
Yukarıda denilenleri destekleyecek veriler olarak şunları söyleyebiliriz:
  • Yazılım projelerinin yüzde 63′ü tahmin edilen bütçenin üstüne çıkmaktadır. Bunun sebeplerinden ilk dördü tahmin edilemeyen
    kullanılabilirlik sorunlarıdır.
  • Yazılım kullanıcıya iletildikten sonraki bakım sürecinin yüzde 80′i öngörülemeyen kullanıcı  ihtiyaçlarının eklenmesine harcanır.
Yazılım kullanılabilirliğine yapılan yatırımın geri dönüşü IBM’den Clare-Marie Karat tarafından yaklaşık 100 kat olarak belirtilmiştir.  Buradan yola çıkarak 60.000$’lık bir yatırım şirkete  yaklaşık 6.000.000$’a yakın bir kazanç sağlamaktadır.
Referanslar