Userspots’dan Günün Fırsatı

Userspots’un bugüne özel fırsatı ile ara yüzünüzü test etmek daha da kolay.

Firmanya ile beraber sunduğumuz bu teklifimizin avantajlarından bir kaçı;

  • Kullanıcılarınıza evlerinin rahatlığında ulaşın.
  • Arayüzdeki verimsiz ve etkisiz alanları tespit edin.
  • Kullanıcıların sitede hangi alanları önemli ve ilginç bulduklarını, hangi alanları görmediklerini belirleyin.
  • Görsel tasarım ile hedeflerin ne kadar uyuştuğunu görün.
  • Kullanıcı deneyimine nelerin etki ettiğini gözlemleyin.

Fırsat özellikleri ve test detaylarını da aşağıda bulabilirsiniz;

  • Testler, 4 senaryo için geçerlidir.
  • Senaryolar alıcı tarafından belirlenebileceği gibi, talep edilirse arayüzün amacına göre Userspots tarafından da ek ücret alınmadan oluşturulabilir.
  • Her test toplamda 112 kullanıcı ile gerçekleştirilecektir.
  • Test sonucunda 12 katılımcının test videosu, oturum istatistikleri ve anket verileri, 100 kullanıcının ise tıklama haritaları ve tüm bu veriler ışığında oluşturulmuş bir uzman raporu sunulacaktır.

Bu gece son bulacak olan bu fırsatı hemen satın almak için; http://bit.ly/hURo9a

Göz İzleme vs. Mouse İzleme

Kullanılabilirlik çalışmaları web sitelerini test etme ve kullanıcı deneyimi analizlerinde anahtar bir rol üstlenmekteler. Gerek göz, gerekse mouse izleme testleri şirketlere doğru ve uygulanabilir sonuçlar sunmakta. Örneğin Google, kullanıcıların varış sayfalarında (landing page) nerelere baktığını incelemek için kameralar ve özel yazılımlar eşliğinde göz izleme testleri yapıyor. Mouse izleme ise, kullanıcının göz izleme hareketlerini simüle edebilmek için mouse hareketlerinin izlenmesi yöntemine dayanılarak gerçekleştiriliyor.

Göz izleme (solda) ve mouse izleme (sağda) testi sonucu elde edilen sıcaklık haritaları.

Araştırmalar her iki test metodunun da simültane olarak uygulandığı zaman, sonuçlar arasında %84 ila %88′lik bir korelasyon olduğunu gösteriyor. Ek olarak aynı sayfa içeriğine sahip arayüzlerde mouse ve göz hareketleri nispeten aynı ritme ve odaklanmaya sahipler.

Bir Google arama sayfasında mouse’un göz hareketlerini takibi

Bütün süreçlerde olduğu gibi her metod kendine has avantaj ve dezavantajlarla birlikte geliyor;

Göz İzleme

Avantajları

  • %100 kesinlik. Kullanıcıların sayfada tam olarak nereye baktıklarını görebilirsiniz.
  • Kontrollü çevre. Kullanıcılar önceden belirlenmiş görevleri gerçekleştirirler. Bu yüzden neyi test edeceğinizi ve kullanıcıların hedeflerini tam olarak bilirsiniz.
  • Açık diyalog. Kullanıcılar sesli düşünerek size düşüncelerini ve eleştirilerini aktarabilirler.

Dezavantajları

  • Maliyet. Uzman, moderatör, kullanıcılar gibi etkenlerle artan test maliyeti.
  • Sınırlı etki alanı. Kullanıcı sayısı ve çeşidi çoğu zaman sınırlı kalmakta.
  • Gözlemci etkisi. Kullanıcılar izlendiklerini bildikleri için doğal davranamazlar. Hawthorne etkisinin ortaya çıkması çok muhtemeldir.

Mouse İzleme

Avantajları

  • Doğal çevre. Kullanıcılar testlere evlerinin/işyerlerinin rahatlığında katılırlar.
  • Gözlemci etkisi. Kullanıcının üzerinde göz izleme testlerinde olduğu gibi bir gözlemci baskısı bulunmaz.
  • Global katılım. Dünyanın her tarafından katılımcılarınız olabilir. Site trafiğiniz olduğu sürece istediğiniz her an test yapabilirsiniz.
  • Düşük maliyet. Göz izlemeye göre oldukça düşük maliyetlidir.

Dezavantajları

  • Belirlenmemiş testler. Senaryoyu belirleyemezsiniz. Kullanıcının kendi senaryosuna uymak zorundasınız.
  • Araştırma kontrolü olmaması. Testin yapıldığı çevreyi kontrol edemez ya da değiştiremezsiniz.
  • Kullanıcı geri bildirimi olmaması. Kullanıcıya direkt olarak eleştirilerini ya da yaşadığı deneyimi soramazsınız.

Hangisini Kullanmalıyım?

İdeal olarak, her metodun kendine has değerli ve uygulanabilir veriler elde etmede başarılı olduğu düşünülürse, her websitesi hem göz, hem de mouse izleme tekniklerini beraber kullanmalıdır. Google tarafından yürütülen bir araştırma websiteleri kullanılabilirliğini değerlendirme ve geliştirmede her iki yöntemin de uygulanması gerektiğini ortaya koyuyor.


Web ve Mobil Uygulamalarda Asansör Mantığı

Asansörde beklerken birilerinin size “Asansörü tutar mısınız?” diye seslenmesi eminim pek çoğunuzun başına gelmiştir. Peki bu gibi durumlarda ne yaparız? Eğer çoğunluğa dahilseniz, hayatınızı riske ederek (tamam, sadece parmaklarınızı diyelim) elinizi asansör kapıları arasına koyarsınız büyük ihtimalle. Peki ama neden bunu yapıyoruz? Asansörde bir “kapı açma” düğmesi bulunduğunu hepimiz biliyoruz ama niçin nadiren kullanıyoruz?

UX Magazine yazarlarından Cassandra Moore, bu davranış biçimine neden olan tasarımsal ögeler için kafa yormuş ve asansörlerdeki doğru/yanlış tasarımlardan yola çıkarak, Mobil ve Web uygulamalar için tavsiyeler vermiş.

“Kapı Açma” düğmesi bizim dikkatimizi çekmez. Biz kapı açma düğmesinin nerede olduğunu bulana kadar, yardımımızı isteyen kişi 5 kat aşağıda kalmış olur bile. Çoğunlukla “Kapı Açma” düğmesi diğer bütün düğmelerle aynı renk, boyut ve şekilde olur, buna ek olarak “Kapı Kapama” düğmesine de görsel olarak çok benzer.

Çok hızlı bir şekilde bulunması gereken bir buton, diğerlerinden hiç bir şekilde ayrılmamıştır. Asansör tuşlarını her kim tasarladıysa, insanın dikkat mekanizmasını ve bir butonu diğerlerinden öne çıkarak unsurları pek düşünmemiştir.

Bir “Kapı Açma” butonu ne kadar sinir bozucu olursa olsun, insanların başka asansörler kullanarak protesto etmek gibi bir şanşları yoktur. Ancak bu durum ne web ne de mobil uygulamaları için geçerli. Zira kullanıcı ara yüze gelip, aradığı şeyi bulamadığı vakit, rakip bir site sadece bir tık uzağındadır.

İnsanların dikkat kesilme gücünden ve onun limitli kapasitesisinden faydalanarak ürünlerinizin ve uygulamalarınızın çok daha kolay farkedilebileceği ara yüzler tasarlayabilirsiniz. Bir tasarım yaparken istediğiniz noktalara yeterli dikkati çekmek için aşağıdaki 5 maddeyi uygulamaya özen gösterin;

  • Sayfadaki en önemli madde ya da nesneyi belirleyin. Bu belki bir giriş menüsü, ürün ya da duyuru olabilir. Bu elemana, öne çıkması için değişik renk, boyut ya da şekil vererek görsel bir farkındalık kazandırın. İnsanların dikkati ilk olarak o elemana kayacaktır.
  • Sayfa başına öne çıkardığınız eleman sayısını sınırlayın, kullanıcının dikkat kaynağına aşırı yüklenme yapmayın.
  • Nesneler arasında bir hiyerarşi oluşturmak için görsel çekicilikte basamaklar oluşturun.
  • Hareketlenmeyi sınırlı bir şekilde ve sadece kullanıcının odaklandığı noktalarda kullanın. Kullanıcının sayfanın birden çok noktasına odaklanmasını istediğiniz durumlarda sadece bir bölümde sürekli hareketlenme kullanmayın.
  • Hepsinde aynı görsel ayrımı kullanarak, “ürünler” gibi bir grup üzerinde dikkati toplayabilirsiniz.

Tasarımın Karanlık Tarafı

Harry Brignull‘un Brighton’da düzenlenen UX Brighton Konferansı‘nda yaptığı konuşmanın satır araları tasarımların kimi zamanlar hiç de beklediğimiz gibi masumane amaçlara hizmet etmediğini gösteriyor. Karanlık tarafa geçmiş tasarımcıların nüfusu, sandığımızdan çok daha fazla;

“Kötü tasarımı çoğunlukla tembellik, kusurlar ve acemi hatalarının bir toplamı olarak görürüz. Ancak kötü tasarımın başka bir türü daha vardır. Bu tür, büyük bir dikkatle detaylandırılarak ve insan psikolojisinin en ince ayrıntıları düşünülerek işlenir ve kullanıcıları farklı bir durumda yapmak istemeyecekleri şeyleri yapmaya iter. Bu, tasarımın karanlık tarafıdır ve şu an için bir tanımı olmadığını düşünürsek, bunlara “Karanlık Yapılar” diyebiliriz.

Neden bahsettiğimi örneklemem gerekirse;

  • Size sormadan, faturanıza sigorta ücreti ekleyen düşük fiyatlı havayolu şirketleri.
  • İçeriğinizi özel yerlere taşımanızı ya da sosyal grafiğinizi düşürmenizi bilerek engelleyen sosyal ağ siteleri. Evet Facebook, sana bakıyorum.
  • Aboneliğinizi iptal etmek için giriş yapmanız gereken e-mail gönderme servisleri. (CAN-SPAM 2008 kurallarına göre bu zaten yasak ama çoğunlukla görmezden geliniyor.)
  • Arkadaş bulma aşamasında, sizden e-mail’inizi ya da twitter kimliğinizi isteyen ama sonrasında sizin rızanız olmadan onlara direkt olarak sizden gelen mesajlar gönderen sistemler.
  • Ürünleri fiyat açısından karşılaştırmanızı engellemek için, farklı büyüklükteki paketleri kullanan süpermarketler (reel marketler).

Bunun gibi pek çok örneği eminim sizler de bulabilirsiniz. Açık olmak gerekirse, bunlar düpedüz dolandırıcılık değil ama yasal ürün ve servislerin, kullanıcıları bir şeyler yapmaya zorlamak için geliştirdikleri taktiklerden ibaret.”

Userspots 2009 yılından itibaren kullanıcı deneyimi ve kullanılabilirlik alanlarında faaliyet göstermektedir.Userspots’un sunduğu servislerle daha kullanıcı dostu yazılımlar, mobil uygulamalar, web siteleri kısacası arayüzler yaratabilirsiniz.

Kendi projeleriniz kapsamında yapacağınız kullanılabilirlik çalışmalarınızda faydalanmanız için blogumuzu takip edebilir, göz izleme için hazırladığımız e-kitabı okuyabilir, persona taslağını indirebilirsiniz.

Kullanılabilirlik testi veri tabanına üye olun, düzenlediğimiz testlere katılın, para ve hediye kazanın!

Üye Olun