Web Formlarda Sayfa Yapısı (Tek Sayfa vs Sayfa Numaraları)

Kullanılabilirlik testleri hakkında anlaşılması gereken önemli noktalardan biri; kullancılara, işleve, ortama hatta akla gelebilecek pek çok etkene göre farklı sonuçlar elde edileceğidir. Test uzmanları ve sonucu yorumlayanlar ancak ‘öneri‘ ile konuya yaklaşabilir. İşte ‘Web formlarında sayfa yapısı‘ hakkında kesin değil bakışı ile birkaç öneri.
Skrol Bar vs Çoklu Sayfa
İçeriğin yüksek miktarda olduğu sayfalarda navigasyon için kesin bir çözüm yoktur. Araştırmalara göre bazı kullanıcılar, tek bir sayfada tüm bilgiyi görüp skrol yardımı ile hareket etmeyi seviyor. Bazıları ise sayfanın numaralandırılıp küçük parçalara bölünmesini istiyor ve hareketi bu küçük parçacıklar arasında yapıyor.
Elbette kararı etkileyen bazı noktalar var. Örneğin, kullanıcılar bilgiyi herhangi bir başka belgeden -pasaport gibi- girecek ise; belgedeki sıra ile gruplama yapmak ve bilgi girilecek alanları benzer şekilde yerleştirmek faydalı olacaktır.
Formun bölünme ihtimali de gene tasarımcıya bağlıdır. Ekranın alabileceğinden 2-3 kat fazla bilgi varsa, bölme fikri çok mantıklı olabilir. Eğer tasarımcı formu bölmeye karar verir ise sorması gereken en kritik soru; “Neye göre gruplandırma yapmalıyım?” olmalıdır.
Tasarımcı, neye göre böleceğine karar verdikten sonra formu nasıl sunacağına karar verebilir. Tab ya da birden çok sayfa muhtemel seçeneklerdir. Bu durumda dikkat edilmesi gereken şey de geçişlerin nasıl yapılacağıdır. İşlemi bu aşamasını tasarlarken göz önüne alınabilecek bazı tavsiyeler;
- Formdaki sorular, doğal bir akış oluşturuyor ise uyulmalı. Örneğin, bir alışveriş sitesinde, tüketici alacağı ürünü seçiyor, nereye teslim edileceğini belirliyor ve ardından ödemeyi yapıyor. Bu durumda 3 adımdan oluşan bir işlem adımı, formu 3′e bölmemize sebep oluyor.
- Sorular bir sürece göre değil de doğal gruplara göre mi ayrılıyor? Bir iş başvurusu formunda doğal olarak oluşabilecek 5 muhtemel başlığı düşünelim. İletişim bilgileri, iş geçmişi, eğitim geçmişi, referanslar ve niyet mektubu seçeneklerini düşünecek olursak; doğal olarak formu 5′e bölmemiz gerekecektir.
- Kullanıcıların tüm sorulara göz gezdirmesi gerekebilir mi? Bu durumlarda tüm sorularan inceleneceği bir ekrana link vermek, sorularn gözden geçirilmesine ve kullanıcının sürece hakim olmasına yardımcı olacaktır.
Formu bölmeye karar verirseniz, işlem sürecine işaret eden temsili bir gösterge koymanız önemli. Kullanıcı, işlemin ne kadarını bitirdiğinin ya da ne kadar daha bilgi girmesi gerektiğinin farkında olmak isteyecektir.
En önemli etmenlerden biri, “kullanıcı alışkanlığı” göz önüne alındığında, benzer servislerin takip edilmesi ve navigasyonda benzer çözümlerin üretilmesi de tavsiye ediliyor.
Expedia – Fazladan Bir Giriş Alanı Nasıl 12 Milyon$’a Mal Olur?
Online seyahat şirketi Expedia, data analizinin milyon dolarları kurataracak kadar önemli getirileri olduğunu geçtiğimiz günlerde keşfetti. Şirketin analiz ve optimizasyon müdürü Joe Megibow, SAS analizi yardımıyla yaptıkları ufak bir değişikliğin, bir gecede satışları nasıl patlattığını Las Vegas’taki “SAS Premier Business Leadership Series” konferansında anlattı.

Expedia analistleri çok sayıda kullanıcının “Şimdi Satın Al” butonuna tıkladıktan sonra işlemlerini tamamlamadan siteden ayrıldıklarını görünce, arayüzde bir takım değişikliklere gitmeye karar verdiler. Megibow durumu şöyle anlatıyor ” Sitede doğru şehri ve oteli bulan, bütün fatura ve seyahat bilgilerini girip “Şimdi Satın Al” butonuna tıklayan kullanıcılardan söz ediyoruz”.
Analistler bu başarısız işlemler arasındaki ortak noktayı bulmak için bilgileri incelemeye ve ilişkilendirmeye çalıştılar. Sonuçta ortaya çıkan cevap oldukça basitti; “Sitede “İsim” alanının hemen altında isteğe bağlı olarak doldurulan bir “Şirket” alanı vardı” diyor Megibow. “Bu bazı kullanıcıların kafasını karıştırmış ve “Şirket” alanına bankalarının ismini yazmışlar”. Kullanıcılar bankalarının adını girdikten sonra da, ev adreslerini girmeleri gereken alana bankalarının adresini yazmışlar. “Kredi kartının adres doğrulama adımına gelince, hata oluşuyordu çünkü adres kart sahibinin adresi değildi” diye devam ediyor Megibow.
“Bunun farkına vardıktan sonra “Şirket” alanını sildik ve bir gecede değişmeye başlayan sonuçlar, yılda 12 milyon$’lık bir kar ortaya çıkardı, sadece bir alanı silerek. Kullanıcı analizi kullanarak ve müşterilerimize dikkat ederek, bunun gibi 50-60 sorun daha bulduk.”
Megibow’a göre söz konusu gerçekten kullanışlı veriler olduğunda, analistler, geliştiricilere yeni servisler ortaya çıkarmada yardım etmeye hazır olmalılar ve iş süreçlerini değiştirmeliler.
Üyelik Formlarına Alternatifler
Luke Wroblewski “Sign Up Forms Must Die (Üyelik Formları Ölmeli)” sunumunda üyelik formuna üç alternatif sunuyor:
1. Web Servisleri
Kullanıcılarınıza üyelik formu doldurtmak yerine Facebook, Google veya Openid ile giriş yaptırtabilirsiniz.
Web servisi kullanarak;
- Hesap oluşturmayı oldukça kolaylaştırır;
- Kullanıcıların daha önce yaptıklarını tekrar yapmamalarını sağlar;
- Kullanıcılarınıza anında hazır bir deneyim sağlarsınız.
2. İletişim Araçları
Kullanıcılarınızın sürekli kullandıkları SMS veya E-posta gibi iletişim araçlarını kullanabilirsiniz. Dünyada günde 247 milyar e-posta, 4.1 milyar SMS ve 46.5 milyar anlık mesajlaşma iletisi gönderildiğini unutmayın.

Postereus’un sadece e-posta atarak üye olmanızı sağlayan sistemi %700′lük yıllık büyüme istatistiğinin önemli nedenlerinden biri.
3.Kademeli Geçiş
Kademeli geçiş yöntemi ile kullanıcılar üyelik formuna gerek kalmadan sitenin fonksiyonlarını kullandıktan sonra işlemi tamamlamak veya yaptıklarını kayıt etmek amaçlı bilgilerini giriyor.
Aile ağacını oluşturmaya yarayan Geni sistemin nasıl kullanılacağını daha üyelik formunda kullanıcıya anlatıyor.

Twitter’ın yeni üyelik formu kullanıcılara üyelik sonrası Twitter’ın nasıl kullanılabileceğini gösteren örnekler ile üyelik formu doldurma oranını %29 arttırdı.
Şifre Değişikliği Anketi
Kullanıcıların şifre değiştirmeleriyle ilgili yapılan anket bu konudaki kullanıcı deneyimi açısından oldukça yararlı sonuçlar içeriyor.
Soru 1: Eğer şifrenizi değiştirmek zorunda kalırsanız…
%42.98 – Şifredeki bir numarayı değiştiririm. Şifre1, Şifre2 gibi…
%23.68 – Başka bir şablonda şifre oluştururum.
%21.05 – Tamamen yeni ve benzersiz bir şifre oluştururum.
%8.77 – Şifrenin konusunu değiştiririm. Ford1, Chevy1, BMW1, gibi
%3.51 – Diğer
Soru 2: Yeni şifreyi nasıl hatırlarsınız?
%69.30 – Bir şablon kullanırım böylece şifre hatırlanması kolay olur.
%10.53 – Bir yere kaydedirim ama sonunda kağıdı kaybederim.
%6.14 – Diğer değişikliğe kadar bir yere kaydederim.
%14.04 – Diğer
Soru 3: Eğer şifrenizi değiştirmek zorunda kalmazsanız (veya çok sık değiştirmek zorunda kalmazsanız)
%35.96 – Daha güvenli olacak yarı-karışık bir şifre oluştururum.
%35.09 – Yukarıda dediğim kolay yöntemi uygularım.
%28.95 – Çok güvenli olacağını düşündüğüm çok karışık bir şifre oluştururum.
Soru 4: Şifrenizi ne sıklıkla değiştirmek zorunda kalıyorsunuz?
%2.63 – Her hafta
%6.14 – Her ay
%8.77 – 1 aydan fazla 2 aydan az
%50.88 – 2 aydan fazla 3 aydan az
%31.58 – 3 aydan fazla
Soru 5: Güvenlik için kişisel tercihiniz?
%50.00 – Eğer bir şifreyi 1 yıldan fazla kullanabilirsem güvenli olması için oldukça karışık bir şifre oluştururum.
%41.07 – Güvenliğe neden ihtiyacım olduğunu biliyorum ama sürekli değiştirdiğim şifreyi hatırlayamam. Bunun kolay bir yolu olmalı.
%5.36 – Hesabımdaki bilginin gizli olduğunu düşünmüyorum bu yüzden karışık bir şifreye ihtiyacım yok.
%3.57 – Ne olursa olsun şifremi kolay oluştururum. Şifremi hatırlayabilmem hesabımın güvenliğinden daha önemli.
Kaynak:http://northtemple.com/2010/04/06/password-change-survey-res