600 Pixel’in Altındaki Hayat – Above The Fold
Sayfa açıldığında kullanıcıların ilk karşısına çıkan alan gazetecilerin kullandığı ‘Above The Fold’ deyimi ile ifade ediliyor. Sayfanın Kullanıcıya İlk Görünen Bölümü: Above The Fold yazısında bu konuda yapılan çalışmalardan bahsetmiştik.
Paddy Donnely bu terimi blogunda oldukça güzel bir şekilde ifade etmiş. Blogda buz dağının görünmeyen kısmı olarak nitelendirdiği bölümde kullanıcıların artık kaydırma çubuğunu kullanmayı öğrendiklerinden bahsediyor.

Daha önce bu konuda yazdığımız yazıda Cxpartners araştırmasına benzer şekilde Connely, içerik yoğunluğunun okunabilir şekilde sayfaya yayılmasının kullanıcıya kaydırma çubuğunu kullandırtıp kullanıcının aşağıya inmesini sağlayacağını söylüyor.
Above the Fold’la ilgili çalışmalar bize meşhur yumurta/tavuk hikayesini çağrıştırıyor. “Kullanıcılar aşağıya inmiyor düşüncesi ile neredeyse herşeyi yukarı koyuyoruz, herşeyi yukarı koyduğumuz için kullanıcılar aşağıya inmiyor.”
Sayfanın Kullanıcıya İlk Görünen Bölümü: Above The Fold
Gazetelerin raflarda dururken görünün üst tarafı için ‘Above the Fold’ terimi kullanılıyor. (Fold kıvırmak anlamına gelen bir fiil aynı zamanda) Bu alanın gazete satışlarında çok önemli bir rol oynadığını söyleyebiliriz.
Web siteleri içinse ‘Above the Fold’, kullanıcı sayfaya girdiğinde tarayıcısında kaydırma yapmadan gördüğü alana deniliyor. Farklı tarayıcılarda, farklı ekran çözünürlükleri bu alanın kullanıcıdan kullanıcıya değişmesinde rol oynamakta. Gazetelerle benzer şekilde websitesileri için de bu alan çok önemli konumda. ‘Web sitesi kullanıcının karşısına çıktığı anda yaklaşık 5 saniyede derdini anlatabilmelidir’ düşüncesi fold’u web siteleri için çok daha önemli bir konuma getiriyor.
‘Above the Fold’ ve kaydırma çubuğu hakkında bugüne kadar yapılan araştırmalarda çıkan sonuçların oldukça farklı olduğunu görüyoruz.
Jacob Nielsen, Prioritizing Web Usability kitabında yaptığı kullanılabilirlik testlerinde kullanıcıların sadece %23′ünün kaydırma çubuğunu kullandıklarını, %77′sinin ise gördükleri alan ile yetindiklerini anlatıyor.
Web istatistik ve analiz servisi Clicktale ise 80.000 sayfa görüntülenmesi üzerinden yaptığı araştırma sonucunda sayfaların %91′inde kaydırma çubuğu (scroll bar) bulunduğunu ve bu sayfaların %76′sında kullanıcıların bu çubuğu kullandıklarını belirtiyor.
Yakın zamanda Cxpartners blogunda yaklaşık 6 yıldır toplamda 800 kullanıcı ile yaptığı kullanılabilirlik testlerinde kullanıcıların büyük bölümünün kaydırma çubuğu kullanıp fold’un altına kalan bölüme de eriştiklerini anlatıyor.

CXpartners ayrıca kullanıcıların fold’un altına inmesini fold’un üstünde bütün içeriğin sıkıştırılmış şekilde olmamasına bağlıyor. Örnek olarak Bristol Airport’un web sayfasının A/B testinde fold’un üstünde daha az içerik olduğunda fold’un altına daha fazla odaklanma olduğunu aşağıdaki sıcaklık haritasından görebiliyoruz.

Cxpartners çalışmalar sonrasında fold ile alakalı üç öneride bulunuyor:
1. Az çoktur – sayfada her şeyi fold’un yukarısına koymayın. Beyaz alanların ve resimlerin güzel kullanımı kullanıcıda keşfetme merakı yaratacaktır.
2. Sade yatay çizgiler kullanın- Bu tarz yatay çizgiler kullanıcıları sayfayı aşağıya kaydırmaya yöneltiyor. Tabi bu sayfayı anlamsız yatay çizgilerle doldurmak anlamına gelmiyor.
3. Sayfa içi kaydırma çubuğundan kaçının Tarayıcının kaydırma çubuğu sayfanın içerik uzunluğu hakkında net bir bilgi verirken İframe veya başka bölümlerde sayfa içinde de kaydırma çubuğu kullanmak alttaki içeriğin görünmemesine yol açabilir.
Çalışmalardaki sonuçlar bu şekildeyken ve hala fold konusu kullanılabilirlik alanında bir mit (myth) iken, Google Labs’da pişmekte olan Browse Size adlı ürün web sitesinde hangi alanların kullanıcılar için ‘Above the Fold’ olduğunu belirlemeye yaramakta.
Browser Size, Google kullanıcılarının ekran çözünürlük istatistiklerinden yola çıkarak bir sayfanın hangi bölümlerinin ne oranda fold alanının üstünde yer aldığını gösteriyor. Örnek olarak aşağıda Userspots için çıkan sonucu görebiliriz.

Browser Size kaydırma çubuğuyla alakalı bir sonuç vermezken aynı zamanda tarayıcıların yukarı kısmında kalan bölümleri de hesaba katmıyor.
Kaydırma Çubuğu
Kaydırma Çubuğu, tarayıcılar bir web sayfasını açarken eğer web sayfasının boyutu tarayıcının gösterebileceği alandan büyükse sayfanın yanında duran ve sayfayı aşağıya kaydırmaya yarayan çubuktur.
Web istatistik ve analiz servisi Clicktale’in 80.000 sayfa görüntülenmesi üzerinden yaptığı araştırma sonucunda kullanıcıların kaydırma alışkanlıkları üzerine şu bulgular ortaya çıkmış:
Sayfaların %91′inde kaydırma çubuğu (scroll bar) bulunuyor. Bu sayfaların %76’sında kullanıcılar bu çubuğu kullanıyor.Kaydırma çubuğu olan sayfaların %22’sinde kullanıcı sayfanın sonuna kadar geliyor.

Kullanıcıların sayfanın sonuna gelme oranları sayfanın boyutuna çok bağlı değil.

Kullanıcıların kaydırma yapmadan gördükleri alanların piksel cinsinden oranı da aşağıdaki gibi. Grafikten çıkan sonuç kullanıcıların büyük bölümünün kaydırma yapmadan sayfada 430 piksel ile 860 piksel arasında bir alanı görüyor olması.

Kaydırma Çubuğu Kullanım Araştırması
Web istatistik ve analiz servisi Clicktale’in 80.000 sayfa görüntülenmesi üzerinden yaptığı araştırma sonucunda kullanıcıların kaydırma alışkanlıkları üzerine şu bulgular ortaya çıkmış:
Sayfaların %91′inde kaydırma çubuğu (scroll bar) bulunuyor. Bu sayfaların %76′sında kullanıcılar bu çubuğu kullanıyor.
Kaydırma çubuğu olan sayfaların %22′sinde kullanıcı sayfanın sonuna kadar geliyor.

Kullanıcıların sayfanın sonuna gelme oranları sayfanın boyutuna çok bağlı değil.
Kullanıcıların kaydırma yapmadan gördükleri alanların piksel cinsinden oranı da aşağıdaki gibi. Grafikten çıkan sonuç kullanıcıların büyük bölümünün kaydırma yapmadan sayfada 430 piksel ile 860 piksel arasında bir alanı görüyor olması.
Kaynak:http://blog.clicktale.com/2006/12/23/unfolding-the-fold/

