Kullanılabilirliğe Yapılan Yatırımın Geri Dönüşü (ROI)

Yatırımın karşılığını almak kavramı (ROI) bir firmanın anaparasını, kar etmek amacıyla ne kadar etkili bir şekilde kullandığını ölçmektedir. Yani firma yatırımının karşılığını ne kadar fazla alıyorsa (ROI ne kadar yüksekse) firma için o kadar iyidir. Bu makale de kullanıcı deneyimi kazanmak amacıyla yatırım yapmanın ne kadar karşılık bulduğunu irdelemektedir. Kullanıcı hakkında tecrübe kazanmak amacıyla yatırım yapmanın şirkete getirilerini 3 başlık altında incelemiştir.
Artan üretkenlik
Bu başlıklar kulağa pazarlamacılık zırvası gibi gelse de, bugün Microsoft, Apple, Google, BMW be Amazon gibi dev şirketler kullanıcı deneyimi için yatırım yapıyor. Bu şirketlerin yatırım yapmalarını da göz önünde bulundurunca, kullanıcı deneyimi için yatırım yapmanın birçok sebebine erişebiliyoruz.
İlk olarak şunu söyleyebiliriz ki, kalkıp da kullanıcıların niyetlerini daha hızlı ve iyi bir biçimde gerçekleştirmelerini sağlayacak bir ara yüz tasarlarsanız, iş gücü üretkenliği açısından büyük bir hamle yapmış sayılırsınız. Bunun yanı sıra, iyi tasarlanmış ve geliştirilmiş bir ara yüz demek, daha az kullanıcı hatası ve daha çok kullanıcı memnuniyeti demek olduğu için bu noktada da üretkenlik açısından kazanırsınız.
Tasarladığınız ara yüz ve sahip olduğunuz kullanıcı deneyimi sizi anlaşılması, öğrenilmesi, sonuç olarak da alışması kolay bir ara yüze götüreceği için, kullanıcı profiliniz siteyi benimseyecek, kolay öğrenecek ve ara yüze kolay alışacaktır. Büyük bir kullanıcı deneyimi kazanıldığında kullanıcılar hizmetten istifade ederken daha fazla tatmin duyacaktır. Kesin bir rahatlıkla söyleyebileceğimiz bir şey varsa o da, mutlu kullanıcıların motive olmuş ve daha üretken çalışanlara eşit olduğudur.
Azalan giderler
Şuan içinde bulunduğumuz ekonomik kriz göz önünde bulundurulduğunda, kullanıcı deneyimi için yapılan yatırımların en önemli getirisi azalan giderler olacaktır. Kullanıcı deneyimi için yapılan doğru bir yatırımla eğitim, gelişim ve büyüme giderleri büyük ölçüde azaltılabilmektedir. Daha iyi belgeleme, öğrenmesi kullanımı daha kolay ara yüzler tasarlamak, direk olarak daha az eğitim yatırımı yapmamız anlamına gelmektedir. Kullanıcılar da bunun sonucunda ara yüzü daha rahat kullanabileceklerinden, daha az destek çağrısı (müşteri hizmetleri araması) alır, diğer işler için daha fazla zaman ayırabilirsiniz. Kullanıcı deneyimini geliştirmek açısından daha iyi ve etkili yöntemler araştırılmaktadır. Ancak şuan ki durumuyla bile, ürün planlamasının ilk aşamalarından başlayarak ürün gelişim süreci boyunca kullanıcı deneyimi için yapılan yatırımlar, daha sonra tasarım değişikliğinde harcanacak zaman ve parayı önemli ölçüde azaltmaktadır.
Artan satışlar
Bu başlık altında incelenebilecek en önemli nokta: Şirketlerin pazara ayak uydurmaları ve pazarda rekabet edebilme yeteneği kazanmalarının gerekliliğidir. Yazar bunu şu örnekle açıklıyor: Müşterilerinden biri hizmetlerini satın alma sebebi olarak ürünlerini ve şirketlerini değiştirerek farklılaşmak istemelerini göstermiş, bu değişimi istemelerine sebep olarak ise bünyesinde çok rekabet barındıran uluslar arası bir pazarda olduklarını göstermiştir. Bu müşteri, kullanıcı deneyimi kazanmak için yatırım yapmayı, pazara ayak uydurmak için bir yol olarak benimsemiştir.