6 ay süren bu programda hem ihtiyacınız olan tüm temel eğitimleri alıyorsunuz hem de UX profesyoneli olma yolunda sizi geliştirecek birçok deneyim elde ediyorsunuz. Türkiye’de bir ilk olan bu yepyeni deneyim programı ile birlikte birçok avantaja da erişim fırsatı yakalıyorsunuz!
UX alanında hiç deneyiminiz yok ama ilginiz çoksa, mevcut kariyerinizi geride bırakıp UX dünyasına atılmak istiyorsanız; UX kariyerine ilk adımı atabileceğiniz UX Okulu’na dair bilmeniz gereken her şeyi bu bültende bulacaksınız.
UX Okulu, Userspots’un hazırladığı; kullanıcı deneyimi (UX) ve tasarımı alanına yönelik eğitimler almak isteyen ve bu alanda kariyer hedefi olanların katılabileceği bir programdır.
UX profesyonelleri yetiştirmeyi hedeflediğimiz bu programda katılımcılara; başlangıçta problem çözmeye bir tasarımcı gibi odaklanabildikleri, devamında ise ileri seviyede UX tasarım oluşturma becerilerine sahip olabilecekleri bir dizi eğitim veriyoruz. Ayrıca bu programda ödeme koşullarını katılımcılar kendileri belirliyor.
Toplamda 6 ay süren ve 15 modül eğitim verilen UX Okulu programı kapsamında teorik bilgilerin video eğitimlerle aktarılıp haftalık online Teaching Assistant görüşmeleriyle destekleneceği bir süreç sizi bekliyor. Bu kapsamda süreç boyunca teorik bilgilere ek olar ödevlerin verildiği, projelerin geliştirildiği, iletişimin sürekli akış halinde olduğu bir okul.
“Peki tüm süreç nasıl ve nerede yürütülüyor?” diye soracak olursanız kısaca özetleyelim; bir mesajlaşma uygulaması aracılığıyla kurduğumuz UX Okulu kanalı ile. Bu kanal üzerinde hem biz Userspots Akademi sorumluları olarak katılımcılarımızla hem de katılımcılar kendi aralarında devamlı bir iletişim halinde. Biz okula dair tüm kaynak ve duyuru paylaşımlarını buradan yapıyorken katılımcılar da kendi aralarında; beyin fırtınası, sunumlar üzerine konuşma gibi planlarını ya da ilham aldıkları içerikleri, dinlemekten keyif aldıkları müzikleri oluşturdukları çeşitli kanallar üzerinden birbirleriyle paylaşıyorlar.
UX alanında kariyer yapmak isteyen veya mevcut kariyerinin kendisine uygun olmadığını düşünerek kullanıcı deneyimi alanına geçiş yapmak isteyen herkes için uygun bir eğitimdir. Daha önce bir tasarım geçmişiniz veya bu alanda bir deneyim geçmişiniz olması şart değil. Başvuru yapmadan önce programa ayırabileceğiniz zamanı göz önünde bulundurmanız önemli. Tasarım geçmişinizin olması elbette size bir avantaj sağlar ancak katılımcı olabilmeniz için asla bir zorunluluk değildir. Başlangıç seviyesindeki ilk eğitimlerimiz ile bu açığı kapatabileceksiniz.
UX Okulu başvurularını sadece web sitemizden gerçekleştirebilirsiniz. 3 aşamadan oluşan bir başvuru süreci var:
*Katılımcı adayı olabilmeniz için sırasıyla tüm aşamaları tamamlamanız gerekiyor.
Tüm aşamaları eksiksiz bir şekilde tamamladığınızda ise sizin başvuru süreciniz tamamlanmış, bizim ise değerlendirme sürecimiz başlamış oluyor. Akademi ekibi olarak bir araya geliyor ve tüm adımlarınızı değerlendirmeye alıyoruz. Son olarak sürecin olumlu veya olumsuz geri dönüşünü sizlere mail yoluyla iletiyoruz.
Katılımcı olarak seçilemeyenleri de hediyesiz bırakmıyoruz:
1. aşamayı geçemeyenlere %10,
2. aşamayı geçemeyenlere %20,
3. aşamayı geçemeyenlere ise %30 indirim seçeneğiyle Design Thinking Eğitimi alma fırsatı sunuyoruz.
UX Okulu’na ilk dönemlerde dahil olan katılımcılarımız ile tanışın! Programı bir de onların gözünden tanımanızı istedik ve kendilerine süreçle ilgili sorularımızı ilettik. Bizleri kırmadan verdikleri yanıtlar için teşekkür ediyor, sizleri deneyimi en iyi şekilde yansıtacağına inandığımız soru-cevaplarla baş başa bırakıyoruz.
Üniversiteden mezun olalı uzun bir süre olduğu için, tekrar öğrenci olmak benim için çok heyecanlıydı. Farklı bakış açıları ve konularla ilgilenmek kendimi yenilememi sağladı. Açıkçası her yeni eğitim başlangıcında benim de merakım arttı. İlgimi çeken şey ise, Userspots ekibinin oldukça profesyonel şekilde konuları ele almaları ve süreci yönetmeleri oldu.
U-21 projesi fikri bana çok ilginç geldi. Teorik bilgiden ziyade gerçek projelerde uygulama yaparak öğrenmek büyük avantaj diye düşünmüştüm. Bir de her eğitimde yeni bir proje yapacağımızı öğrendiğimde heyecanlanmıştım. Alana yeni giren biri olarak elimde hiçbir şey yoktu ama UX Okulu ile birlikte bir portfolyo sahibi olacağım.
Beni en çok heyecanlandıran şey Design Thinking için kullanıcı görüşmeleri yapmamızın istenmesiydi. Kullanıcı görüşmeleri yaparken birçok şey öğrendim. İnsanların deneyimlerini anlamaya çalışmak, onlarla empati kurmak benim şu ana kadar ilgimi en çok çeken şeylerden biriydi.
Eğitimlerde beni en heyecanlandıran olay U-21 gelişmesi oldu. Öğrendiklerimi pekiştirebileceğim bir iş ortamı da elde etmiş oldum.
Yepyeni bir alan benim için, heyecanım ve merakım üst düzey o yüzden. Okul başlayalı nerdeyse 2 ay oldu ve heyecandan hiçbir şey eksilmedi. Heyecanımın ekstra arttığı olay için U-21 diyebilirim. Başlangıçta böyle bir proje hakkında bilgimiz yoktu, sonradan dahil oldu ama iyi ki oldu. Deneyim kazanmanın “denemekten” ve “yapmaktan” daha güzel bir yolu yok.
Tasarım süreçleri, güncel konular ve UX ile ilgili konular hakkında entelektüel tartışmalar yapmaktan gerçekten keyif aldım.
Uzun zamandır kariyerimde mutsuzdum. Kullanıcı Deneyimi alanı ilgimi çekiyordu ve kendi karakterime, yeteneklerime uygun bir alandı açıkçası. Bu alanda profesyonelleşebileceğim tek yeri Userspots olarak gördüm ve süreç çok güzel geçti. Çok olumlu geçen 1 haftalık yoğun bir süreçti. Hep yapabileceğime inandım ve süreçten olumlu şekilde geçtim.
Yaptığım işin beni mutlu etmediğini fark etmemin ardından araştırmalarım sonucu bu alana yönelmek istediğimi fark ettim. Bunun için de disiplinli bir eğitim almanın daha etkili olacağını düşündüm. Bu sebeple UX Okulu'na başvurdum. Açıkçası başvuru süreci de çok güzel geçti. Kabul edildiğimdeki heyecanımı ve mutluluğumu asla unutmayacağım.
Kariyerimi UI/UX alanında değiştirmek istediğimi biliyordum. Her fırsatta UI, UX araştırıyordum. Hatta bu süreçte Userspots’un videolarını da izlemişliğim var. Fakat internetten bilgi toplamaya çalışmak da ayrı bir mesai alıyordu. Doğru kaynakları bulmak, doğru araştırma konusunu bulmak vs… Ayrıca sorun olduğunda soracak kimse yok, yeni bir şey gördün çok etkilendin ve heyecanlandın, paylaşacak kimse yok falan derken zorlu ve yarım bir süreçti :) Bu yüzden de Bootcamp araştırıyordum. Bana öğrenmem gereken tüm bilgileri bir müfredata dizmiş, kaynaklarını vs çıkartmış ve konuya dair benim kadar heyecanlı insanlarla bir arada olma fikrine heyecan duyuyordum. Yurtdışında verilen Bootcamp’lere bakıyordum ama ne kadar işe yarayacağına dair emin olup güvenemiyordum. Derken UX Okulu’yla karşılaştım ve aradığım şeyin bu olduğundan çok emin oldum. Bulduğum hiçbir şey içime sinmediği için harekete geçemezken, UX Okulu'nu görünce tüm taşlar yerine oturmuş gibi hissettim ve direkt başvurdum. Başvuru sürecim heyecanlı geçti, sonucu beklerken zorlandım. Ayrıca başvuru sürecinde sorulan sorular dümdüz UX soruları değildi, farklı düşünmeye iten sorulardı. O yüzden sorulardan aşırı keyif aldım ve doğru yerde olduğuma iyice ikna oldum.
Mezuniyetimin ardından başka alana yönelmek istediğimi fark ettim ve çeşitli alanları araştırmaya başladım. Arkadaşımın ailesinin beni UX alanına yönlendirmesinin ardından araştırmalar yaptım ve karşıma siz çıktınız, ben de başvurmak istedim. Başvuru süreci benim açımdan heyecanlıydı. Çünkü tasarım geçmişim hiç yoktu ve Userspots’un böyle bir fırsatı oluşturduğunu gören herkesin mutlaka başvuracağını düşündüm. Başvuru sürecinin sonunda ilk dönem için seçilenlerden biri de ben oldum. Seçilmemin ardından diğer değerlendirme süreçleri de hızlıca geçti ve şimdi buradayım :)
UX Okulu ilk başladığında adının ifade ettiği anlamı ne kadar yansıtır merak ediyordum. Gerek dönemimdeki arkadaşlarım gerek Userspots ekibinden herkesle sanki uzun zamandır tanışıyor gibiyiz. Benim için bir eğitim programından çok daha fazlası aslında. Hem rahatça öğrenebildiğim bir ortam hem de yaptığım işleri ciddiyetle ve profesyonelce yapma arzum hiç eksilmiyor. Not almak için değil, kendim adına öğrenmek için emek veriyorum.
Bu soru için şöyle özet bir cevap verebilirim. Burası, çizmeye karar verdiğim kariyer yolunu bana olabilecek en eğlenceli, bilinçli ve samimi biçimde yürümemi sağlayan yer gibi görünüyor.
Şimdiye kadar UX Okulu'nda geçirdiğim süre bana çok şey kattı. Sıfırdan başladığım bu yolda şimdiden tasarım odaklı düşünmeyi öğrendim. Gündelik hayatımda bile böyle düşünmeye başlamak bir şeylerin doğru gittiğini hissetmemi sağladı. Verilen eğitimin yanı sıra görev çalışmalarıyla da başarma duygusunu yaşamak beni çok motive ediyor. UX Okulu benim için yeni bir yolculuğa başlarken temelden destekleyen bir eğitimi ifade ediyor.
Yeni bir “okul” benim için. Ama öncekilerden farklı olarak bir şeyler “üretmeye” çalışıyoruz sürekli. Okulun ilk dersi Design Thinking’ti ve bence yeni bir toplulukla yapılacak en güzel başlangıçtı. Sonraki derslerde de sürekli grup çalışmalarıyla ortaya bir ürün çıkarmaya çalışıyoruz. Bunun üzerinden deneye yanıla öğreniyoruz. Eğitimin tamamı çok iyi planlanmış. Herhangi bir pürüz çıktığında da Gizem koşarak gelip günü kurtarıyor. Bu yüzden kendimi bu süreçte hiç yalnız hissetmedim. Ayrıca soru sorduğumuzda hiç duraksamadan cevap verebilen, uzmanlığını gerçekten hissettiren eğitmenler tarafından ders alabilmek de çok keyifli. Haftalık görevler ve U-21 ile de deneyim elde edebilmek muazzam hissettiriyor. Bir de “sınıf arkadaşları” kavramı yeniden hayatıma girdi. Hepimizin bakış açısı birbirinden farklı ve her an yardıma hazırız.
UX Okulu şu an hayatımın en orta yerine koyduğum, tüm odağımın o olduğu bir çocuk gibi. Birlikte harika ilerliyoruz.
Sorularımı çekinmeden sorabildiğim, eğlendiğim, öğrendiğim bir topluluk içerisindeyim. Hafta sonları bu eğitimi alan diğer arkadaşlarımızla yüz yüze buluşmalar da yapıyoruz. Çalışanlarla ya da eğitmenlerle aramızda bir duvar yok. Herkes herkesle dostmuş gibi!
Online olmasaydı benim gibi farklı şehirlerde olanların 8 ay boyunca katılım sağlaması çok zor bir ihtimal olacağından böyle ilerlemesi beni çok sevindirdi. Ekip olarak birbirimizle sürekli iletişim halinde olmamız da artısı.
Kesinlikle harika bir bağ kurduk! Herkesin yeri ayrı, herkesin masaya koyduğu farklı bir özelliği var. Eğitim arkadaşlarımın hiçbirini kimseye değişmem :) Online olması başta hafif bir bariyer oldu. Eğitim yeni, insanlar yeni, konsept yeni falan derken alışma sürecini biraz uzattı tabii. Fakat alıştıktan sonra, online olmasının avantajları dezavantajlarını geçti. Örneğin; online olması ulaşım problemini çözdü ve şu an Almanya’dan bile öğrenci var aramızda. Benim durumumdaysa İstanbul trafiğini çözdü :) Dersler kaydediliyor, dolayısıyla istersen kaydı tekrar izleyebiliyorsun. Online olmasa asla mümkün olmayacak bir şey mesela. Ödevler falan desen zaten onların takibi online çok daha kolay. İlk birkaç haftadan sonra tüm iletişimin online olduğunu unuttuk bile bence.
Online olsa da ’’okul’’ gibi hissettiğim bir yer burası benim. Gerek hocalarımızla gerek arkadaşlarımızla sanki yeni değil de daha önceden tanışmış gibiydik. Herkes çok sıcak ve öğrenmeye/öğretmeye hevesli. Derslerden arta kalan zamanlarda normal hayatlarımızda da buluşmalar planlıyor, kariyerlerimiz hakkında konuşuyoruz :) Hatta sunumlar öncesi buluşmalar planlıyor, birbirimize projelerimiz hakkında fikir veriyoruz. Herkes çok iyi niyet çerçevesinde yaklaşıyor birbirine. Bu benim çok hoşuma giden bir şey.
Pandeminin ilk başlarında her şeyin online olması beni üzüyordu. Ama aslında bunun kötü bir durum olmadığını fark ettim. Online bir süreç olması ile birlikte normalde tanışamayacağım insanlarla tanıştım. Çünkü gerek Türkiye’nin farklı şehirlerinden gerek de farklı ülkelerden katılan arkadaşlarımız var.
Aslında online fikri beni başından beri korkutan bir şeydi ama kısa sürede geride bıraktım. Çünkü aşırı hızlı bir şekilde organize olabiliyor ve birbirimizin sorularına, aklına takılanlara anında cevap verebiliyoruz. Bu eğitim sürecine olumlu bir şekilde yansıyor. İçimizde gerçekten güzel bir bağ kurduk online’ın da ötesinde.
Userspots’tan gelen görevleri faydalı buluyorum. Kolay gibi gözüken bir içerik hazırlama görevinde bile birçok parametre, dikkat edilmesi gereken nokta ve öğrenim var. Sürecin her bir adımı çok kıymetli ve farklı alanlar deneyimlememizi sağlıyor.
Benim ilk görevim benchmark hazırlamak oldu. Bu görevde UX alanıyla ilgili birçok şey öğrensem de asıl katkı sağlayan şey bir proje döneminin nasıl sürdüğünü deneyimlemekti. Ekipteki herkes oldukça kibar ve yardımseverdi. Soru sorarken, bir sorun yaşadığımda onlarla konuşabileceğimi bilmenin rahatlığını hissediyordum.
UX Okulu’na devam ederken kişinin kendinde de araştırma arzusunun olması gerektiğine inanıyorum. Hiçbir şey derste kalmamalı. Kişi, kendini hem UX’e hem de onun getirdiği diğer dijital yeniliklere adapte etmek için güncel tutmalı. Tam da bu noktada görevler bizi araştırmaya yönlendirdiğinden ister istemez bir şeyler öğrendiğimi gördüm. Zaten Userspots çalışanlarıyla da arkadaş gibi olduğumuzdan kurduğumuz iletişim oldukça samimi. Bu nedenle hem yaptıkları geri dönüşler hem de yönlendirmeler bu çerçevede ilerliyor.
Eğitimlerin yanı sıra alınan görevler bu süreçte oldukça destekleyici nitelikte oldu. Userspots çalışanlarının destekleriyle bu süreç çok güzel ilerliyor. İş hayatına daha eğitim aşamasındayken hazırlanıyoruz ve karşılaşacağımız şeylere karşı tecrübe kazanabiliyoruz. Bir şeyler başarmanın verdiği özgüven hissi ise hevesli olmayı sağlıyor. Userspots çalışanları bu süreçte yardımları ve destekleriyle yanımızda olduklarını hissettiriyorlar.
Aldığımız görevler bence UX Okulu'nu sıradan eğitimlerden ayıran en önemli kısım. Uygulayarak öğreniyoruz ve bunu gerçek projeler üzerinden mentörlerle beraber yapıyoruz. Ben çok faydalı buluyorum ve büyük bir fırsat olarak görüyorum. Userspots çalışanlarının yönlendirmeleri ise oldukça yol gösterici oluyor. Herkes çok yardımsever ve elinden geleni yapmaya çalışıyor. Kafamıza takılan her şeyi çok net bir şekilde ve sıkılmadan cevaplıyorlar.
Sunum yapmak benim için çok zor. Sahne korkum var diyebilirim :) Ama ilk sunumumdan sonra aldığım dönütler çok iyiydi, korkumu biraz da olsa yendiğimi düşünüyorum.
Full-time çalıştığım için -özellikle yoğun iş dönemlerimde- çalışma saatlerimle birlikte eğitim takvimine uyum sağlamak beni zorlayan bir durum. Bu nedenle her hafta daha dikkatli ve planlı hareket etmem gerekiyor.
En çok zorlandığım alan öz disiplinimimi sağlayamamak oldu. 3 yıldır full-time işimde yapmak zorunda olduğum işleri yaptığım için gerçekten kendi istediğim alanda bir şeyler üretmek adına planlama yapmaya dair zorlandığım yerler oldu. Fakat bu biraz bireysel, UX Okulu’nun sürecine dair değil :)
Bazı programların kullanımı ve bu alana ilişkin kavramlar başlangıçta biraz endişelendirse bile (geçmişimin olmamasından dolayı) eğitmenlerin ve diğer katılımcı arkadaşlarımın sayesinde kafamdaki soru işaretleri ve endişelerim ortadan kolaylıkla kalkıyor.
Çok yoğun bir program ve giderek yoğunlaşıyor. Görevleri ve ödevleri takip etmek biraz zorlayıcı olabiliyor.
Mesleğim zaten bu alana yakındı ancak UX eğitimine başladığımdan beri telefonumdaki uygulamaları kullanma şeklime çok daha dikkat eder oldum. Bunun sebebi sanırım artık nelere dikkat edeceğime dair daha teknik bilgi sahibi olmuş olmam. Eğitim tamamlandığında çok değerli bir know-how’ım olacağına eminim. Kariyerimle alakalı istediklerime ulaşma hızımda yüksek ivmeli bir artış olacak, hissediyorum.
Eğitimi tamamladığımda bu alanda deneyimlerim ve portfolyom sayesinde istediğim işlere başvurmama engel olacak bir şeyler olmayacak. Mutsuz olduğum işten mutlu olduğum işe geçişim gerçekleşmiş olacak. Şimdiden bu alan ile ilgili daha fazla içerikler okuduğumu ve bu alanda çalışan insanlarla bağlantı kurduğumu fark ettim.
Değişim, bakış açımda çoktan başladı. UX alanında önemli gerekliliklerden bazılarının iş hayatına girmeden önce burada kazandırılıyor olması bazı çekincelerimi de aşmamı sağladı (bu arada bahsettiğim şey sunum yapmak.) Kendime “8 ayın sonunda iş bulabilir miyim?” gibi bir soru sorduğumu hatırlamıyorum. Daha ziyade içinde bulunduğum öğrenme sürecinden keyif alıyor ve istediğim yönde kariyerimi geliştirebileceğim bir alanda olduğumu kendime hatırlatıyorum.
8 aylık eğitimin 2 ayını tamamladık nerdeyse ve zamanın bu kadar hızlı geçmesine üzülüyorum aslında. Çok tempolu ve eğlenceli geçiyor bence. UX bir süreç ve içinde çok farklı alanlar barındıyor. Tam olarak neyden keyif aldığımı anlayacağımı ve o yönde ilerleyeceğimi düşünüyorum. Şimdiden UX Research tarafını sevdiğimi söyleyebilirim ama daha önümde uzun bir yol var ve ben her şeyi merak ediyorum!
8 ayın sonunda başladığım noktadan çok daha ileri bir noktada olacağıma inanıyorum. Kariyerimle ilgili hedeflediğim yere ulaşmak için gerekli becerileri edinerek ve görevler sayesinde deneyimleyerek UX iş dünyasına giriş yapabileceğimi düşünüyorum. Şu anda çevremdeki her şeyi kullanıcı deneyimi açısından değerlendirmeye, yorumlar yapmaya ve çözümler aramaya başladım bile. Bu doğal bir şekilde içimden gelerek gerçekleşen bir dürtü şeklini aldı. 8 ayın sonunda bunun çok daha profesyonel bir şekilde gerçekleşeceğinden eminim.
Kariyer hedefim tamamiyle değişecek zaten avukatlıktan UX’e doğru. Bu alanda yapacağım kariyerin ilk adımlarını atacağım :) Araştırmanın önemini fark ettim. Kendi çapımda anonim olarak arayüzler tasarlarken artık elim direkt araştırma kaynaklarına gidiyor, daha sonra tasarım yapacağım programı açıyorum.
Hangi alanda uzmanlaşmak istediğime henüz karar vermesem de seçeneklerimin şekillendiğini hissedebiliyorum. Başta UX Research alanında çalışacağımı varsayarak başvurdum, ancak şimdi farklı alanları da keşfetme heyecanını yaşıyorum.
Yeni dönemde UX Okulu'na katılmak isteyenler kesinlikle bu eğitim için zaman ayırmalılar. Sadece dersleri dinleyerek tamamlayabilecekleri bir eğitim değil, özen ve ilgi istiyor. Kariyer değişikliği düşünenler ise korkmasın ve hemen başvursunlar. “Hiçbir zaman hiçbir şey için geç değildir” mitinin yanı sıra; herkesin koşul tanımaksızın eşit tutulduğu bir süreç içerisinde olacakları için farklı kariyerlerden gelmek veya belli bir yaşta olmak, sizi vazgeçirecek bir sebep olmamalı.
Her hafta farklı bir konu öğrendik bugüne dek. O haftanın konusunu hafta boyu kafanda düşünmek, hayata dair düşünmek, işle alakalı düşünmek çok keyifli ve faydalı oluyor. Öğrenmeyi çok pekiştiriyor. Ayrıca komünite çok değerli. Komünite sizin motivasyon kaynağınız, ödev arkadaşınız, sizinle aynı şeyleri yaşayan, halden anlayan arkadaşınız. Eğitime olan ilginizi ve dahiliyetinizi kuvvetlendirecek bir ortam.
Eğer bu alanda hiç tecrübe ve eğitimleri yoksa çok doğru yerdeler. Tüm eğitim süreci temelden anlatılıyor ve ders anında anlamadığımız, takıldığımız yerlerde sorularımız hemen yanıtlanıyor.
Yeni başvuracaklara tavsiyem açık fikirli olmaları ve konfor alanlarından çıkmaktan korkmamaları olacaktır. %100 rahat olamayacağınız zamanlar olacak, ancak bunlar kişisel gelişimin en çok gerçekleştiği zamanlar. Yardım istemekten asla korkmayın, insanlar düşündüğünüzden daha yardımsever.
Vakit kaybetmeden başvursunlar, çünkü UX Okulu beklenenden çok daha fazlasını veriyor. Arka planda sürecin üzerinde çalışıp süreci sürekli iyileştiren insanlar var. Ben bir an bile pişman olmadım. Bunun yanı sıra Userspots’un diğer etkinliklerine katılmak da çok kıymetli bence.
Çok emek verilmiş ve emek verilmeyi isteyen bir süreç. Gerçekten bu alanda üretmek istiyorsanız mükemmel bir fırsat.
UX Okulu’na dair sıkça sorulan soruları eğitim sayfamızda bulabilir, yanıtını bulamadığınız soruları ise aşağıdaki form aracılığıyla bize iletebilirsiniz.