Blog

Kullanıcılar Olmadan Görev Zamanlarını Nasıl Ölçersiniz?: İnsan Bilgisayar Etkileşiminde Tahmini Modelleme Yaklaşımı

Gün geçtikçe önem kazanan “kullanıcıları odak noktasında tutarak tasarımlar oluşturma” anlayışına olan ihtiyaç artıyor. Düşünün ki bir web sitesi için tasarım aşamasındasınız. Tüm ihtiyaç analizi, kullanıcı özellikleri analizi, amaçlar ve hedefler belirlendi ve kollarınızı tasarım için sıvadınız. Tasarım sırasında hedef kitlenizin özelliklerini göz önünde bulundurarak sitenizdeki olası hataları ve aksaklıkları engellemek için son kullanıcıyla etkileşim sağlayabileceğiniz bir yola başvurmak istiyorsunuz. Fakat sitenizde çok sık değişiklikler yaptığınız için öncelikle sitenizdeki aksaklıkları tespit ederek sitenizi etkin hâle getirmek istiyorsunuz.

Aslında hemen hemen çoğu web tasarımcısı bu süreçlerden ve yoğunluktan geçiyordur. Kullanılabilirliğin en etkili özelliklerinden biri olan “etkinlik” için, kullanıcının kısa bir süre içerisinde amaçladığı görevi bitirebilmesinde görev zamanının ölçülmesi büyük önem taşımaktadır. Kullanıcı odaklı tasarımlar yaratmada bilinen farklı yaklaşımlarla bu zamanın ölçümlenebildiğini biliyoruz. Bu yaklaşımları kısaca listelersek:

  • İnsan benzeri yaklaşım (Anthropomorphic approach)
  • Bilişsel yaklaşım (Cognitive approach)
  • Deneysel yaklaşım (Emprical approach)
  • Tahmini modelleme yaklaşımı (Predictive modelling approach)

Daha önceki yazılarımızda daha çok insan görev zamanını ölçümleyen görevler ve A/B testi gibi servisleri içeren deneysel yaklaşımlar üzerinde durmuştuk. Bu yazımızda tahmini modelleme yaklaşımının ne anlama geldiğini ve bu yaklaşım ile görev zamanının nasıl belirlenebildiğini göreceğiz. KLM (Keystroke Level Modelling) prensibine göre çalışan CogTool bilişsel modelleme aracını kullanarak örnek olarak seçtiğimiz iki sitenin (markafoni.com ve gittigidiyor.com) üye olma işlemi sırasında geçen zamanı hesaplayacağız.

GOMS nedir? KLM ile ilişkisi nedir?

GOMS (Goal, Operator, Method, Selection Rule), bir kullanıcı deneyiminde kullanıcının en etkili şekilde amaca ulaşırken geçen süredeki bireysel öğeleri incelemek için kullanılan bir metodtur. Amaçlar, kullanıcının bir websitesinde başarıyla tamamlamak istediklerine göre belirlenir. İşlemci (Operator) ise amaca ulaşmak için kullanıcıların yerine getirdiği en temel eylemlerdir. Diğer bir deyişle, analiz aşamasındaki birincil basamaktır; algılar, bilişsel işlevler buna örnek olarak verilebilir. Yöntem, kullanıcının amacı başarıyla tamamlayabilmesi için hedefi alt hedeflere bölme prosedürleridir. Son olarak seçim kuralları ise, bir durumda kullanıcının amaca ulaşmak için hangi yöntemin daha iyi karşılaşacağına dair verdiği kişisel kararlarla ilgilidir.

KLM ise GOMS prensibine göre çalışır ve insanların bir web sayfası üzerinde göz hareketleri için geçen ortalama süreyi, göz odaklanmalarının sayfanın başka parçalarına hareket etmesini ve bilişsel süreç bilgilerini içerebilir.

markafoni.com ve gittigidiyor.com: üye olmak için geçen zaman
markafoni.com ve gittigidiyor.com’da üye olmak için geçen tahmini süreyi CogTool aracılığıyla hesapladık. İşlemler sonucunda markafoni.com’de üye olmak için geçen süre 12.009 sn iken gittigidiyor.com’da üye olmak için geçen süre 24.423 sn olarak hesaplandı. Aşağıdaki tablo CogTool başlangıç arayüzünden bir görüntü:
markafoni ve gittigidiyor üye olma süresi

 
markafoni.com ve gittigidiyor.com’un üyelik sürecini görselleştirerek karşılaştırdığımızda, gittigidiyor.com’da üyelik adımları aşamasında kullanıcıların düşünme sürelerinin fazla olduğu görülmektedir. Bunun nedenini form alanlarının ayrıntılı bilgi istemesi olarak söyleyebiliriz. Hesaplama sonucu ortaya çıkan karşılaştırmalı görseli aşağıda görebilirsiniz:

karşılaştırma görseli (markafoni ve gitti gidiyor)
 

Bu yazımızda insan bilgisayar etkileşimi‘nde tahmini modelleme yaklaşımının ne olduğuna değindik ve markafoni.com ile gittigidiyor.com’da kullanıcıların üye olmaları için gerek duyduğu süreyi hesapladık. Bu yazı ilginizi çektiyse insan bilgisayar etkileşimi konulu diğer blog girdilerimize bakabilir ya da tahmini modeller konulu başka bir blog girdisini okuyabilirsiniz.

DEVAMINI OKU

En İyi Kullanılabilirlik Sunumları

İnsanların teknolojiye değil, teknolojinin insanlara uyum sağlaması gerektiği düşüncesi günden güne artarak kullanıcı merkezli tasarımları ön plana getirmektedir. Bu sebeple, web sitelerinde kullanılabilirlik araştırmaları, kullanıcı deneyimi tasarımı ve göz izleme ile ilgili konular dikkat çekmektedir. Bu konuların dikkat çekmesi, her geçen gün bu alanda yapılan çalışmaları artırıyor, böylece, internet üzerinden daha fazla bilgilendirme içerikli sunumlara ulaşabiliyoruz. Bu yazımızda, sizler için slideshare.net’den derlediğimiz sunumları 3 ana tema altında toplanıyor: kullanıcı deneyiminde ve tasarımında dikkat edilecek hususlar, websitesi kullanılabilirliğinde hesaba katılan psikolojik unsurlar ve göz izleme ile arayüz tasarımlarının incelenmesi.

1. “Kullanıcı deneyimi ve tasarımında dikkat edilecek hususlar” konulu sunumlar
Find out more facts in this post.
Kullanıcı deneyimi tasarımında en yaygın 10 yanılgı başlıklı sunum, deneyim tasarımındaki yanılgılara dikkat çekmek ve bu yanılgılardan tasarımcıların nasıl kurtulabileceğini anlatmak amacıyla hazırlanmıştır. Temel olarak kullanıcı deneyimi tasarımının

  • Kullanıcı arayüz tasarımıyla karıştırılmaması gerektiğini,
  • Süreç içinde tek bir basamak olmadığını,
  • Sadece teknolojiyle değil hareketlerle de ilişkili olduğunu,
  • Sadece kullanılabilirlikle ilişkili olmadığını,
  • Sadece kullanıcıyla ilgili olmadığını,
  • Masraflı değil esnek bir iş olduğunu,
  • Kolay değil dengeleyici bir iş olduğunu,
  • Tek bir insanın ya da birimin değil, bir kültürün görevi olduğunu,
  • Tek başına değil ortaklaşa işleyen bir disiplin olduğunu,
  • Bir seçenek değil kurtarış olduğunu vurgulayan bir sunumdur.

Kullanıcı deneyimi için 10 emir dikkatleri üzerine toplayan diğer bir sunum. Kullanıcı deneyiminde dikkat edilmesi gereken hususları 10 maddeyle toplamış:

  • Kullanıcı her zaman doğrudur.
  • Kullanıcıyı anlayın.
  • Çözüm bulmadan önce tüm problemleri anlayın ve tanımlayın.
  • Biçim işlevi izler.
  • İçerik kraldır.
  • Taklit etmeyin, yenilik getirin.
  • Herkes için erişilebilir kılın.
  • Tasarlamadan önce planlayın.
  • Amacı anlayın.
  • Başarısızlıktan öğrenin.

Web Erişilebilirliği ve Yaşlı Nesil başlıklı sunumda bulunan herkes için erişilebilir kılın ifadesi, web tasarımlarında da büyük önem taşımaktadır. Tam da bu noktada, dünya genelindeki insanların dikkatini çeken başka bir sunumun da “yaşlı insanlar ve web erişilebilirliği” başlıklı sunumu olduğunu farkettik.
Sunumda, insan bilgisayar etkileşimi ve bilişsel bilimler alanında yapılan çalışmaların bütünleşerek, yaşlı popülasyonun web erişilebilirliğini sağlayabilecek, kolaylaştırabilecek bulguların bulunmasına öncülük ettiği belirtilmiştir.

2. “Websitesi kullanılabilirliğinde hesaba katılan psikolojik unsurlar” konulu sunum

“Etkileşim Tasarımı ve Psikoloji” başlıklı sunum ise, etkileşim tasarımının psikolojik boyutlarını incelemiştir. Bu sunum size, hareket, algı, dil, hafıza ve düşünmeyi işin içine katarak kullanıcılarınıza yönelik daha iyi tasarımları nasıl oluşturacağınızı gösterebilir.

3. “Göz izleme ile arayüz tasarımlarının incelenmesi” konulu sunum

Kullanıcı deneyimi araştırmalarında göz izleme sunumu, göz izlemenin kullanıcı deneyimlerinde nasıl kullandığını, hangi metodların kullanılmasının daha etkili sonuçları açığa çıkaracağını anlatmaktadır. “Bir göz-izleme laboratuvarı kurulumu nasıl olmalı?”, “Göz-izleme kullanıcı deneyimi tasarımının neresindedir?”, “Göz izleme kullanılabilirlik testlerine nasıl yardımcı olabilir?” gibi sorulara yanıt bulabilirsiniz. Mutlaka incelemenizi önerdiğimiz etkili bir sunum:

Paylaştığımız bu sunumlara ek olarak, paylaşmaya değer bulduğumuz sunumları her ay hazırladığımız kullanılabilirlik bülteninde ve kaynaklar kısmında sizlerle paylaşıyoruz.
www.userspots.com/bulten
www.userspots.com/kaynaklar/

DEVAMINI OKU

Göz İzlemenin 6 Sırrı

Sensory Logic başkanı ve “About Face: The Secrets of Emotionally Effective Advertising” kitabının yazarı Dan Hill, göz izlemenin küçük sırlarını MediaPost’daki yazısında paylaşmış;

  • Ölü Köşelerden Sakının. Yıllardır yapmış olduğumuz projeleri araştırdığımda, reklam projelerinin %42’sinde logonun ya da marka imgelerinin sağ alt köşede olduğunu gördüm.Bunun nesi bu kadar kötü diyebilirsiniz? Eğer yazılı reklamları ele alır ve okuyucu başına 1.7 saniye verirseniz, sağ alt köşenin en az bakılan 2. yer olduğunu görürsünüz. Bakmadığınız şeyi, kavramazsınız. Çözüm logoyu arayüzün orta alt bölümüne yerleştirmekte ve insanların sayfayı tararken dikkatini daha kolay çekmekte yatar.
  • Hareket Gösterin. Hareketin değişime eşit görülmesinin ve insanların bulundukları anlardaki değişikliklere dikkat kesilmesinin sebeplerinin altında, evrimsel bir açıyla bakacak olursak, hayatta kalma dürtüsü yatar. Hareket bir fırsatı ya da tehditi temsil edebilir.
  • Baskın Bir Görünümünüz Olsun. Yarın büyük bir gün dediğimiz zaman, o günün önemli bir gün olduğunu anlatmak isteriz. Bilinçaltı neyin önemli ve dikkate değer olduğunu kavramak için bir hiyerarşi içerisine girmek ister.
  • Anlam Kurun. Hikayenin özünü oluşturan imge ya da detaylar, gözün dikkatini çeker ve kalp de onu izler.
  • Yüzler. Fiziksel çekicilik, sağlık ve karakteri betimlemek adına yüzleri de kullanırız. Peki zengin ve ünlü yüzler bir avantaj sağlar mı? Araştırmalar ünlü bir yüzün, mimiklerini iyi kullanan başka bir yüze oranla daha az duygusal tepki oluşturduğunu göstermektedir.
  • Merkeze İnin. İnsanlar görüş açılarının ortasında bulunan görsel imgeleri, çevrede bulunanlara oranla daha iyi işlerler. Merkeze yerleştirilmiş bir eleman mutlaka görülecektir.
DEVAMINI OKU

İkna Edici Tasarım

Dr. Susan Weinschenk, Neuro Web Design:What Makes Them Click adlı kitabında kullanıcıları ürününüzü almaya ikna etmek için onların sahip olduğu 3 beyine de hitap etmek gerektiğini anlatır. Önce beynin o 3 bölümünden bahsedelim:

Yeni beyin, bizi diğer hayvanlardan arayan farkındalığın yaşandığı yerdir. Bu bölüm mantıklı bir şekilde kararlar almamıza yardımcı olur,

Orta beyin duyguları kontrol eder,

Eski beyin hayatta kalmamızı sağlamak için etrafa sürekli şu üç soruyu sorar. 1. Yenir mi? 2. Tehlikeli mi? 3. Çiftleşebilir miyim?

Susan Weinschenk  tasarımların yukarıda bahsedilen 3 bölüme de hitap etmesi gerekliğinden yola çıkarak şu tavsiyelerde bulunuyor:

1. Yeni beyne hitap edin, Kullanıcıların sizinle alışveriş yapmasının sebeplerini  mantıksal bir şekilde açıklayın.

2. Orta beyne hitap edin, Duygusal bir ifade yaratmak için resimler ve cümleler kullanın.

3. Eski beyne hitap edin, Açlık ve korku gibi insanların en basit içgüdülerine hitap edin.

DEVAMINI OKU

Kullanıcı Deneyimi Disiplinleri

Dan Seffer, Designing for Interaction kitabında kullanıcı deneyimi disiplinleri anlatan diagramı genişleterek son haline getirmiş. Diagramın Türkçe halini aşağıda görebilirsiz.

Daha büyük görsel , PDF

Diagram kullanıcı deneyiminin hangi disiplinleri içerdiğini oldukça güzel bir şekilde gösteriyor. Tasarım, Endüstriyel Tasarım, Etkileşim Tasarımı, Görsel Tasarım, Bilgi Mimarisi, İnsan Bilgisayar Etkileşimi gibi disiplinlerin Kullanıcı Deneyimi Tasarımı içersindeki yerini görüp birbirleriyle nasıl etkileştiklerini de anlayabiliyoruz.

Seffer, diagramın hala mükemmel olmadığını, Ses Tasarımı ve Ergonomi gibi bölümlerin hala eksik olduğunu belirtiyor.

DEVAMINI OKU
    • 1
    • 2