Ekipten

Sosyal Medyada Beğeninin Evrimi

Yazar
Gözde Çubukcu
Sosyal medyanın gelişmesiyle artık her yerde gördüğümüz ve kullandığımız beğeni butonlarının geçmişten günümüze nasıl şekillendiklerini aktardık.
USERSPOTS BÜLTEN
Her ay tasarım ve teknoloji üzerine yeni stiller, dijital ürünler, projeleriniz için kaynaklar, tasarım ilhamları ve daha fazlasına sahip bülten.
Aramıza hoş geldin! Yeni bültenlerimiz de görüşmek üzere...
Oops! Something went wrong while submitting the form.

Hepimiz illa ki “İçeriği beğenip kanalıma abone olabilirsiniz!” cümlesini duymuşuzdur. Nedir bu beğeni? Nereden çıktı? İşte bu yazımızda beğeni kavramının dijital hayatımızdaki yerini derinlemesine inceleyeceğiz.

“Salt okunur web” diye adlandırılan Web 1.0 döneminden kullanıcı merkezli ve işbirlikçi bir ortam olan Web 2.0’a geçişle ortaya çıkan çeşitli sosyal medya platformlarıyla hayatımıza dahil olan beğeni butonları her yerde karşımıza çıkıyor. Yorum yapabilme ve beğenebilme, oylayabilme yetkisini eline alan bireyin elindeki gücü farketmesiyle başlıyor her şey.

Bilişsel ve psikolojik olarak bireyin bir servis hakkında beğeni durumunu belirtmesi/oylaması için ya servisten çok memnun kalmış olması ya da o servisle ilgili kötü bir deneyim yaşamış olması gerekiyor. Yani aslında biraz uçlarda yaşayan bir deneyim beğeni durumu. ‘Aşırılık’ durumları beğenileri tetikleyen yegane şey diyebiliriz.

Beğeni işaretleri (sistemleri) yaşadığımız dijital çağ içerisinde bir şekilde farklı kılıklarda, farklı konseptlerde ve bağlamlarda karşımıza çıkıyorlar. Sosyal medya platformları, forumlar ve bloglar, haber siteleri bunlardan bazıları. Beğeni sayesinde kullanıcı bir içeriği destekleyebilir ya da sadece hoşuna gittiği için beğenebilir. Bunun sonucunda oluşan beğeni aralığı ise başka kullanıcıların gözünde o içerik için ortalama bir beğeni değerini gösterir. Beğeniler sadece kişi ya da marka/ ürün özelinde fayda değil, algoritmaları eğitmek ve önümüze ilgileneneceğimiz içerikleri çıkarmaya da yardımcı oluyorlar.

Beğeni işaretleri denilince akla en sık gelenlerden biri aslında tarihte ilk defa ‘başparmak yukarı’ ikonu ile 2007'de kurulan gerçek zamanlı haberleşme ve paylaşım sitesi FriendFeed ile karşımıza çıkıyor. Ve şaşırmayacağınız gibi iki yıl gibi kısa bir sürede hepimizin bildiği sosyal paylaşım platformu Facebook tarafından satın alınıyor! 🙂 Beğeni butonunun Facebook içerisinde de çeşitli aşamalar sonrası ‘başparmak yukarı’ olarak kalması öngörülüyor.

‘Başparmak’ ikonundan sonra en çok bilinen yıldız tabanlı derecelendirme sistemini ele alalım. Netflix ve Youtube bir zamanlar kullandıkları yıldız tabanlı derecelendirme sisteminden vazgeçmiş durumda. Aslında bunun sebebi algoritmanın düzgün çalışamaması ve görecelilik kavramı. 5 üzerinden 3 yıldız almış bir içerik benim için gayet yeterli olabilirken, bir başkası için 3 yıldız düşük bir beğeni olabilir. Bu kişisel yorumlamanın önüne geçebilmek ve algoritmayı daha sistematik çalıştırabilmek için de kullanıcıya ‘beğendin mi, beğenmedin mi?’ gibi daha basit bir şekilde seçebilecekleri başparmak yukarı/aşağı butonlarına geçiş yapıldı. Youtube artık beğenilmeme (dislike) sayısını göstermiyor kullanıcılarına.

Netflix yakın zamanda platformda içeriklerin üzerinde yer alan yüzdelik oranın içeriklerin kullanıcılarından aldığı not olmadığını, kişinin algoritmik olarak beğendiği içeriklerden önüne çıkan uyumluluk oranı, bir nevi ‘%x kadar hoşuna gidebilir’ demek istiyor. Ama bu açıklamadan önce çoğunluk bu oranın içeriklerin aldıkları oy sanıyordu.  ‘Çok iyi, beğendim’ anlamına gelen başparmak yukarı ve tam tersi anlamda kullanılan başparmak aşağı oylama sistemine geçişte platformdaki yanlış anlaşılmayı bu şekilde çözmüş oluyor aslında.

Bunun yanında Instagram gibi sadece tek bir butonla beğeni durumunu belirtmenin mümkün olduğu platformlar da var. Bu tek seçenek kullanıcının beğenip beğenmemesine göre iyi çalışan bir seçenek çoğunlukla. Ve bu ikonun kalp şeklinde seçilmesi de psikolojide içeriğin beğenildiğini gösteriyor. Hatta Instagram beğeni deneyimini ileri taşıyarak içeriklerin üzerine çift dokunma ile bilişsel olarak onlara dokunarak beğenilmesini sağlayarak içeriğin kendisini de buton olarak kullanıyor.

Tek seçenekli beğeni sistemlerinde bu sevimli ikonlar işe oldukça yararken, yıldız ya da kalpli oylama sistemlerinde psikolojik bir hata barınıyor. Hissiyat olarak ne kalp ne de yıldız olumsuz bir ögeyi çağrıştırmıyor. Bu sebeple de farklı şekillerde oylama ikonları geliştiriliyor, ya da aralıklar yeniden şekillendiriliyor. Somurtan bir yüz negatif bir deneyimi yansıtırken çok mutlu bir yüz güzel bir deneyim olduğunu yansıtıyor. Bu sebeple aslında 1 yıldız vermek bile diğer bir alternatif sistem olan ‘emoji ikonları’ içerisinden en kötü deneyimi yansıtması kadar negatif bir algı yaratmıyor.

Psikolojik olarak önümüze konulan ikonların beğeni dürtüsüyle bağdaşması önemli. Bir içerik hakkında ne hissettiğimi aktarabilmek istediğimde, bunu kolayca ve akıcı bir şekilde yapabilmek benim için önemlidir.

Artık bir platforma beğeni sistemi entegre edilirken dikkat edilmesi gereken şey beğeni durumunun nasıl değerlendirileceği olmalı. Algısal olarak doğru bir ikon tercih edilmiş mi, yıldızlı sistem mi olacak, sadece beğeni mi yoksa beğenmeme butonu da olacak mı, bunlardan nasıl veriler alınacak ve kullanıcıya bu veri nasıl geri dönecek gibi önemli hususlara dikkat edildiği takdirde beğeni butonunun gücü epey bir süre bizlere yön verecek gibi duruyor! :)

Sosyal Medyada Beğeninin Evrimi
Sosyal Medyada Beğeninin Evrimi

Hazırlayan;

UX Okulu Katılımcısı

Gözde Çubukcu

Oluşturulma Tarihi
05/2022
Güncellenme Tarihi
05/2022
Önceki İçerik
Sonraki İçerik
Userspots Bülten
Her ay tasarım ve teknoloji üzerine yeni stiller, dijital ürünler, projeleriniz için kaynaklar, tasarım ilhamları ve daha fazlasına sahip bülten.
2300’den fazla kişinin kayıtlı olduğu kulübümüze katıl !
Başvuru için teşekkürler. En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz.
Lütfen eksik bilgileri tamamlayıp, tekrar deneyin.