Ekipten

2022'de Karşılaşacağımız UX Tasarım Trendleri

2021 senesi ekonomi, sağlık, teknoloji gibi alanların hızla değişen gündemleriyle hatırlayacağımız bir sene oldu. Bu seneyi geride bırakırken gelecek sene neler olacağı çoğu açıdan merak konusu, en azından UX dünyasında neler olabileceğini 2022 yılındaki UX tasarım trendleri başlığında sizlere aktarmak istedik. Keyifli okumalar :)
USERSPOTS BÜLTEN
Her ay tasarım ve teknoloji üzerine yeni stiller, dijital ürünler, projeleriniz için kaynaklar, tasarım ilhamları ve daha fazlasına sahip bülten.
Aramıza hoş geldin! Yeni bültenlerimiz de görüşmek üzere...
Oops! Something went wrong while submitting the form.

2021..? Pandemi, dolar kurunun değişkenliği, bitcoin, metaverse gibi hızlı değişen gündemler ile birlikte nasıl geçtiğini anlamadığımız bir yıl daha bitti. Her senenin sonunda olduğu gibi bu yeni yılı da kırmızı-yeşil süsler, abartılı yeni yıl hedefleri ve acaba önümüzdeki yıl nasıl olacak soruları ile karşılıyoruz.


Kişisel hayatlarımızın nasıl geçeceği hakkında öngörülerde bulunamasak da tasarım sektörünün ne yöne kayacağı hakkında çeşitli fikirlerimiz var. Bu fikirlerin detayına inmeden önce şunu hatırlamakta yarar var:

Kullanıcılar nitelikli deneyimler yaşamak istiyorlar.

Bir web sitesine giren kullanıcının temel amaçları var; bilgi almak, bir işini halletmek, markanın sunduğu bir özellikten yararlanmak. Bu temel amaçlara ulaşmak isteyen kişiler artık belirsiz navigasyonlar arasında dolaşmaktan, oradan oraya kaybolmaktan ya da dikkat çekmeyen statik işlerden sıkıldılar.


Odak süresinin azalması, gün içerisinde binlerce işi halletmeye çalışmak için debelenen kullanıcıların kısa, akılda kalıcı ve odaklı deneyimler yaşamaya ihtiyacı var.


Gelin hep beraber bu akılda kalıcı deneyimleri nasıl oluşturabiliriz bir bakalım.

Scrollytelling Is The New Sexy

Storytelling, Türkçeleştirilmiş haliyle hikaye anlatıcılığı yine karşımıza çıkıyor. Hikaye anlatıcılığı aslında bir trend değil, her tasarımcının sahip olması gereken bir yetenek. 2022’de ise bu yeteneğin final ürünlere de aktarılması bekleniyor, özellikle de web sitelerine. Şu ana kadar web siteleri aşağıdaki görselde gördüğümüz gibi kocaman bir hero görselden, hemen altında “bizimle işbirliği yapan markalar” gibi bir sürü ünlü logonun yan yana konulmasından ve buna benzer belli kalıplardan ibaretti.


Ancak bu kalıplar artık işe yaramıyor. Markalardan aktivist olmalarını beklediğimiz yeni bir dünya düzeni var. Bu nedenle yalnızca reklam filmlerinde, kampanyalarda değil, etkileşime geçtiğimiz tüm ürünlerde bizi etkileyecek birer hikaye bekliyoruz. Film izleme hissiyatı yaşatabilecek, girişi, gelişmesi, sonucu, vereceği bir mesajı olan deneyimler elde etmeye uğraşıyoruz.


Scrollytelling ise 2022’de bu deneyimi yaşatmanın yollarından biri. Scrollytelling, scroll hareketiyle değişen öğelerin olduğu ve bu ögelerin hareketleriyle bir hikaye anlattığı etkileşim türü anlamına geliyor. Aşağıdaki örnekleri deneyimlediğinizde ne demek olduğunu daha iyi anlayacağınıza eminim.


Apps isimli elma şarabı markası, ürünlerinin tanıtımını yapmadan önce bir elmanın dalından koptuğu andan elma şarabı olana kadarki süreci anlatıyor. Bunu yaparken çeşitli kısayollar ile kullanıcının sürece dahil olmasını sağlıyor. Seslendirme ve arkada çalan melodi ile web sitesi sizi içine çekmeyi başarıyor.

Rollin’ isimli araç sigortası şirketi ise farklı bir scroll biçimi benimsemiş. Tekerlek biçimli karakterin yuvarlanarak gittiği yatay bir düzlemde sigortaya dair bilgiler verilmiş. Böylece hem kullanıcının sigorta işlemiyle ilgili bilgi alması sağlanırken hem de eğlenceli bir deneyim yaratılmış. Sigorta yaptırmayacak olsanız dahi siteye girip bu gülen karakteri oradan oraya yuvarlamak isteyebilirsiniz.


Şu ana kadar hep web sitelerinden konuştuk, peki ya mobil ve scrollytelling ilişkisi? Süreç, web sitelerindeki kadar pürüzsüz işlemese de mobilde de bu yapıya yer vermek mümkün. Boat isimli bu hikaye scrollytelling’in mobildeki iyi örneklerinden birisi.


Mobil platformlarda daha fazla jest kullanımına sahip olduğumuz için alternatif hikaye anlatımları da mevcut. Tap ya da swipe etkileşimleriyle oldukça iyi deneyimler yaratabilirsiniz. Pinellas’ın neden siyahiler için en kötü devlet okulu bölgesi olduğunu açıklayan bu görselleştirme mobilde tap jestini kullanarak hikaye anlatacabileceğinizin en iyi örneği olabilir.

Bu konu gündemimize yüksek sıralardan giriş yapmışken sizleri Storytelling’in UX’teki rolünü örnekler eşliğinde anlattığımız ekip yazımızı okumaya davet ediyorum.

Veri Görselleştirme

Geçtiğimiz yıllarda yalan yanlış veriler ile sıklıkla karşılaştık, bilgi kirliliği her zamankinden daha fazlaydı. İnsanlar artık doğru bilgiye daha kolay ulaşmanın yollarını aramaya ve o bilgiyi bulduklarında daha iyi anlayabilmenin yollarını öğrenmeye başladı. 2022’de tam da bu sebepten ötürü bolca veri görselleştirme ile karşılaşacağız.


Veri Görselleştirme Nedir, Nasıl Yapılır ve Başarılı Veri Görselleştirme örneklerini sizin için daha önce derlemiştik. Eğer daha öncesinde bu konuyla ilgili derin bir ilişkiniz yoksa, tam bu günler veri görselleştirmeyi 2022 hedeflerinize eklemeniz ve rehberlerimizi başlangıç olarak kullanmanız için çok uygun.


Yalnız belirtmekte fayda var: 2022’de veri görselleştirme biraz daha illüstrasyon odaklı olacak. Verilerin verdiği karmaşıklık algısını, onları illüstrasyon ögeleriyle birleştirerek kırmaya çalışacağız. Öyle ki zaman zaman görselleştirdiğimiz veriler sanat eserlerine ya da illüstrasyon işlerine dönüşebilir. Gazeteci yazar Mona Chalabi’nin yaptığı görselleştirmeler sanıyorum ki ne demek istediğimizi iyi anlatıyor

Veriyi anlamlı kıldığı sürece bu trendin bize bir zararı yok. Tam tersine daha çok dikkat çekiyor ve akılda kalıcılığı artıyor.


Veri görselleştirmenin trend haline gelişine yalnızca illüstrasyonlar katkıda bulunmuyor tabii ki. 2021 yılında da sıkça konuştuğumuz, görsel dünyayı domine eden 3 boyutlu ögeler, animasyonlar, interaktif görselleştirmeler veri görselleştirmenin en temel yapı taşları haline geliyor.


İnteraktif veri görselleştirmenin güzel örneklerinden biri, Vi Hart ve Nicky Case’in topladıkları verileri birer oyuna dönüştürerek izleyicilerine önyargı ve topluluk bilincini aşılamaya çalıştığı bu yapı. Ekrandaki mutsuz geometrik şekilleriolmaları gereken yerlere sürüklüyorsunuz ve sayfada ilerledikçe aşağıdaki gibi yine interaktif olan tablolar ile karşılaşıyorsunuz.

Metinleri, etkileşimi ve görsel dünyayı iyi kullanan bu örneği kendi sayfasından inceleyebilir, daha fazla interaktif veri görselleştirme örneği istiyorum derseniz de Column Five’ı ziyaret edebilirsiniz.

2000’lerin Dönüşü

İllustrasyonlar ve hareketli grafiklerden bahsetmişken bu ögelerin nasıl bir tarzda karşımıza çıkacağından da bahsedelim. Vintage kıyafetlerin, eski oyun konsollarının tekrar popüler olduğu bu günlerde görsel dünya da eskiye döndü, yine ve yeniden nostalji zamanı!


2021’de önümüze Y2K diye bir kavram düştü. Bilmeyenler için: Y2K, “The Year 2000” anlamına geliyor ve 2000’lere ait ögelerin yeniden moda olduğunu anlatıyor. Bu kavram 2022’de derinleşirek genişleyecek. Canlı renklerin birlikte kullanımı, pembenin ağırlığı, çok renkli gradyanlar Y2K’nin ve nostaljinin etkisiyle karşımıza çıkacak. 2000’lerde oldukça fazla tercih edilen çizgisel tasarımlar, oval elementler, kocaman kalın tipografik dünyayı tekrar görmeye başlayacağız.


Bu akımı tekstil ve kozmetik markalarında çoktan görmeye başladık. Aşağıdaki ekran görüntüsü Nylon isimli markanın web sitesinden. “Latest” başlığının oranı, arkasındaki çizgisel eleman, kullanılan grid yapısı hatta ünlülerin fotoğraflarıyla yapılmış kolaj çalışması ile bu web sitesi trende ait birçok özelliği barındırıyor.


Nostalji konusunda Y2K ile birlikte mitolojik ögelerle de sıkça karşılaşacağız. Pinterest'in 2022 raporu bize tanrısal sembolleri, mermer heykelleri ve pembeyle birlikte kullanılan krem/beyaz/mavi tonlarını sürekli göreceğimizi söylüyor.


Yaratıcı Abonelik

Pandemi sürecinde ekranlar karşısında geçirdiğimiz süre arttı, insanlık kötü dijital deneyimler ile çevrili olduklarını fark etti. Kullanıcıların kötü deneyimlere olan isyanı daha fazla şirketi tasarımcılar ile çalışmaya iterken, deneyim tasarımının bir geçim kaynağı olabileceği anlaşıldı. Sonucunda UX bir hot topic haline geldi. Hali hazırda deneyim tasarımcısı olan kişiler, bu işi öğrenmeye aç olanlar için içerik üretmeye başladı. Online kurslar, sertifika programları, hatta yararlı ipuçları veren tiktok videoları, tasarımcılar tarafından oldukça fazla kez oluşturuldu.


2022’de ise bu durum devam edecek ancak birkaç fark ile. Bunlardan ilki: Netflix, Spotify ve benzeri sistemler hayatımıza abonelik kavramını soktu. Ürettikleri içeriklerin devamlılığınını sağlamak ve kalite farklarını ortaya koymak isteyenler kendi üretimlerini bir abonelik sistemi ile öğrencilerine sunmaya başladılar. Bilgi içerikli Patreon hesapları, ücretli slack komüniteleri, belli periyotlar ile mentörlük sunan platformlar… Bu yapıları 2022'de daha sık göreceğiz, hatta kendi abonelik sistemimizi başlatarak bu ekosisteme biz de dahil olacağız.


Bir diğer fark ise beğeni sayısı. Kişiler artık beğeni sayısı ile kalitenin doğru orantılı olmadığını fark etti. Takipçi ya da beğeni satın alabilmek, para ödeyerek gönderilerini öne çıkarabilmek hiç olmadığı kadar kolay. Bu nedenle kişiler artık beğeni sayısından bağımsız olarak kaliteli içerik arıyor, bir komüniteye dahil olabildiyse fikirlerini rahatça belirtebilmek ve diğer insanlar tarafından dinlenmek istiyorlar.

Ki bu da aslında bizi bambaşka bir trend başlığına götürüyor;

Birlikteliğin İtici Gücü

Komünitedeki diğer insanlar fikirlerini belirtebilmek kadar beraber çalışabilmek, kolektif aklı bir diğer basamağa taşıyabilmek istiyor.


Uzaktan çalışma döneminde Miro ve Mural gibi ekip çalışmasına olanak sağlayan uygulamalar elimiz ayağımız haline geldi. Bu uygulamaların ortaya çıkış amacı tamamen ekiplere, farklı gruplara çalışma alanı yaratmak olsa da aynı özellikleri başka amaçlar için özelmiş uygulamalarda benimsemeye başladı. Figma’nın uygulama içi takdir özellikleri sunması ve kişilerin birbirlerine ifadeler gönderebiliyor olmasında, birlikte olma hissiyatını güçlendirmek istemelerinin de payı büyük.


Birlikte olma konusuna Apple’dan da destek var. WWDC2021’de duyurulan In App Events bölümüyle beraber uygulama sahipleri artık kullanıcılarını bir araya getirebilecek olan etkinlikleri store üzerinden duyurabilecekler. Oyun oynama, film galası ve daha bir sürü etkinlik çeşidi ile hem uygulama sahipleri bağlılık yaratabilecek hem de kullanıcılar kendilerini daha büyük bir yapının içerisinde hissedecekler.


Bunun gibi örnekleri 2022’de daha çok göreceğiz. Şimdiden üzerinde çalıştığımız projelerde “kullanıcıları nasıl bir komünite haline getirebiliriz ve bu komünitenin sürdürülebilirliğini sağlarız” diye sormakta fayda var. Zira uygulama içerisinde forumlar oluşturmak gördüğünüz gibi artık yeterli değil.

Metaverse

Metaverse kavramının 2022’nin tam orta yerine oturacağını tahmin edemeyen yoktur herhalde. Bu kadar popüler olmasına rağmen tanımı, kapsamı ve nerelere kadar uzayabileceğini ise kimse tam olarak bilemiyor. Ancak bu konunun temelinde metaverse bize evrenler arası geçiş sunuyor. Evimizin odasında otururken sanal bir ofiste ekip arkadaşlarımızla çalışmak, yorulduğumuzda post-apokaliptik bir gezegende balık tutarak rahatlamayı vadediyor. Hal böyle olunca bu evrenleri, evrenler arasındaki geçişi tasarlama konusunda tasarımcılara çok ihtiyaç var.


Metaverse, 2022’de sürekli konuşacağımız bir konu olabilir ancak henüz metaverse’ü içselleştiremedik. Örneğin; tamamen dijital olarak üretilmiş bir kıyafet gördüğümüzde bunu neden satın almamız gerektiğini ya da nasıl kullanacağımızı tam algılayamıyoruz.

Fabricant’a ait Iridescence isimli dijital giysi ilk piyasaya sunulduğunda bu konu üzerine bir panel düzenlendi. Panelin odak noktası “neden?” idi. Neden yalnızca dijital olarak üretilmiş bir kıyafete sahip olmak isteyeyim? Bu soruya farklı yanıtlar geldi, ancak kişiler, temelde iki gruba ayrıldı: Bunun daha sürdürülebilir olduğunu söyleyenler ve dijital bir varlığın aslında var olmadığını savunan, Fabricant’ı dolandırıcı olmakla suçlayanlar.


Aynı soruyu şimdi de sorsak birbirinden çok farklı yanıtlar alacağımıza eminiz. Belki dolandırıcılık demeyeceğiz ama farklı etik konularının tartışılacağı kesin. Bunun sebebi, aslında tam da bahsetmeye çalıştığımız şey: Hali hazırda sahip olduğumuz mental modeller ile metaverse geleceğinin sunduğu mental modelin farklı olması. Kullanıcı kitlesinin ve bu kullanıcı kitlesini çekecek motivasyonel neden olgunlaşmadı.


Büyük markalar kullanıcıları çekmek ve bağlılık yaratmak için büyük adımlar atıyorlar. Örneğin; Facebook Connect, içerik üreticilerine üç boyutlu yeni nesil öğretici içerikler tasarlamaları ve ekran çeşitliliğini artırabilmeleri için 15 milyon dolarlık bir yatırım bütçesi ayırdı. Adobe ise Substance 3D ile özelleşmeye gitti ve tamamen metaverse uygulamaları üzerine çalışacak uzmanlar işe aldı.

Fortnite x Travis Scott işbirliği karantina sürecinde aldığımız en heyecan verici haberlerden biriydi. Epic Games CEO’su, Fortnite’ı bir eğlence ve sosyallik için özelleşmiş bir metaverse evrenine dönüştürmekte kararlı olduklarını söyleyen bildiriler yayınladı.


2022’de daha fazla heyecan verici haber duyacağımızdan eminiz. Ancak az önce bahsettiğimiz gibi, kullanıcıların kafasında hala “neden” sorusu büyük kalın harflerle kazınmış bir şekilde durmakta. Savunulan değerler, dijital farkındalık, mental modeller arasında farklılıklar var.


Bu nedenle tasarımcılara 2022’de düşen en büyük görev, farklı demografik kitlelere uygun tatmin edici, anlamlı bağlılıklar yaratan evrenleri nasıl gündelik hayata entegre edebileceklerini çözmek ve bunu görsel açıdan doyurucu bir şekilde yapmak.


2022’de metaverse’e bir sınır çizemeyiz belki ama konulan sınırlara hızlı adapte olmamız gerekiyor. Yeni teknolojiler öğrenmeli, sistemleri kendimiz çözmeli ve kullanıcıya nasıl anlatacağımızı keşfetmeliyiz. Bu keşif süreci belirsiz ve yorucu olabilir ancak biliyoruz ki umutlarımız, merakımız ve enerjimiz yüksek.


Tıpkı tasarım ekosisteminde yaşanan her konuda olduğu gibi günümüzde de birçok şey aynı anda, hızlıca oluveriyor. Tüm gelişmelere hakim olmak belki mümkün değil, ama şu an okuduğunuz yazıya benzer trend raporları bu gelişmeleri takip etmeyi kolaylaştırabilir. Userspots ekibi olarak yalnızca bu uzun -ancak umuyoruz ki bilgilendirici- yazıyı derlemekle kalmadık, yayınlanan 2022 trend raporlarını güncel bir şekilde takip edebileceğiniz bu veri tabanını oluşturduk.


2022’nin ilham verici, deneyim dolu, bol enerjili, sağlıklı bir yıl olması dileğiyle..

2022 UX Tasarım Trendleri
2022'de Karşılaşacağımız UX Tasarım Trendleri

Hazırlayan;

Jr. Innovation & UX Designer

İrem Nur Akdemir

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
Userspots Bülten
Her ay tasarım ve teknoloji üzerine yeni stiller, dijital ürünler, projeleriniz için kaynaklar, tasarım ilhamları ve daha fazlasına sahip bülten.
2300’den fazla kişinin kayıtlı olduğu kulübümüze katıl !
Başvuru için teşekkürler. En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz.
Lütfen eksik bilgileri tamamlayıp, tekrar deneyin.